KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/542 E., 2015/11833 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi sözleşmesi ile kredi çektiğini davalı banka tarafından kendisinden 1.500.00 TL kesinti yapıldığını, bu kesintinin haksız olduğunu ileri sürerek şimdilik 1.500.00 TL'nın, yargılama sırasında 25.08.2014 tarihinde talebini artırarak toplam 2.425.10 TL'nın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 2.425,10 TL'nin dava tarihi olan 03/03/2014 tarihiden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla 1.500,00 TL talep etmiş, ıslah dilekçesi ile de talebini yükseltmiştir. Borçlar Kanunun 117. maddesine göre muaccel hale gelen bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtari ile mütemerrit olur, ihtar mevcut değil ise dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülür.
Bu durumda dosyada davalıya tebliğ edildiği kanıtlanmış olan ve usulünce hazırlanmış bir ihtar bulunmadığından davalının 1.500.00 TL yönünden dava tarihinden, 925.10 TL yönünden ıslah tarihi olan 25.08.2014 tarihinden itibaren temerrüde düştüğünün kabulü gerekeceğinden, mahkemece dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/542, K. 2015/11833, 13 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama