KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/836 E., 2016/1059 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı tarafından duruşmalı, davalı avukatınca duruşmasız olarak olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı ... vekili avukat ...'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile kron-köprü ve iskelet protez yapım ve işlemleri için protokol yapıldığını, ancak sözleşmenin haksız feshedildiğini ileri sürerek, haksız fesih nedeni ile maddi ve manevi tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 19.059,18 TL.nin yasal faizi ile davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteğinin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, hüküm fıkrasının 3. bendinde , davalının harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına karar verildiği halde, 4. bendinde kabul edilen miktar üzerinde davalıdan nisbi harç alınmasına karar verilmiştir. Harçlar Kanunu 13-j maddesi gereğince hazine harçtan muaftır. Bu nedenle davalıdan harç alınmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.438/7 maddesi gereği hüküm düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/836, K. 2016/1059, 21 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama