KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/915 E., 2016/1041 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında, kendisine ait taşınmaz içerisinde bulunan su kaynağının kullanımına ilişkin sözleşme düzenlendiğini, noterde yapılan bu sözleşme ile su kullanım hakkını davalının babası Ahmet mirasçılarına bırakmayı amaçladığını, oysa davalının sadece kendisinin kullanımı yönünde sözleşme yaptırdığını öğrendiğini, hata ve hileye düşürüldüğünü ileri sürerek sözleşmenin hata ve hile nedeniyle iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, açmış olduğu davada 05.08.2004 tarihli sözleşmede hata ve hileye düşürüldüğünü, okur yazar olmadığını, bu durumu 18.01.2010 tarihinde öğrendiğini ileri sürmüş ve 28.06.2010 tarihinde dava dilekçesini vermiştir. Mahkemece irade beyanının öğrenmeden itibaren bir yıl içinde kullanılmadığı 2010 yılında öğrenildiği, 2011 yılında dava açıldığı gerekçesi ile dava reddedilmiştir. Davacının iddia ettiği 18.01.2010 tarihinden önce hata ve hileyi öğrendiğine yönelik savunma ve delil bulunmamaktadır. Davanın süresinde açıldığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca iddia ve savunmaya yönelik tüm deliller toplanıp işin esası incelendikten sonra sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/915, K. 2016/1041, 20 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama