KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/9466 E., 2016/18733 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki senet iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 7.02.2011 tarihinde davalı ile devre tatil sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme nedeniyle davalı tarafa 13.000,00 TL bedelli senet verdiğini, senet bedelinin ödenmesine rağmen senet aslının kendisine iade edilmediğini, 08.02.2013 tarihli dilekçe ile karşılıksız kalan bu senedin iadesinin talep edildiğini ileri sürerek bedeli ödenen 13.000 TL senetten dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile senedin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, senedin 14.03.2011 tarihinde kargoya verildiğini ancak adresinde bulunamadığından dolayı geri iade edildiğini daha sonra davacının ilgili kargo şubesinden alınacağını belirtilmesi üzerine 31.05.2011 tarihinde tekrar gönderilmesine rağmen geri iade olduğunu, senedin hükümsüz olarak dosyasında bekletildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile; Davacının 27/02/2011 tanzim 01/03/2011 ödeme tarihli 13.000,00 TL bedelli bono sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, bahse konu bononun iptaline, Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, (Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermediğinden ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul ettiğinden) Davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, (Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermediğinden ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul ettiğinden) karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı, senedin ödendiği halde aslının kendisine teslim edilmediğini ileri sürerek senetten dolayı borçlu olmadığnın tespiti istemi ile eldeki davayı açmış, davalı senet aslının davacı tarafa gönderildiğini ancak adreste olmaması nedeniyle tekrar iade edildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile ; vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, yapılan yargılama masraflarının yapan taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Davalı senedin kargo ile davacı tarafa gönderildiğini ancak adreste bulunmadığından dolayı geri iade edildiğini beyan etmiştir. Davacının 08.02.2013 tarihli yazısının ptt kanalıyla davalı tarafa tebliğ edildiği bu yazı ile davaya konu senedin iadesinin istendiği anlaşılmıştır. Yazıya cevap verildiği davalı tarafça belirtilmiş ise de buna ilişkin belgenin dosya da yer almadığı ve ilk duruşma da davanın kabulüne ilişkin davalı beyanı olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda davalının, davanın açılmasına sebebiyet verdiği dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu olduğuna karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.Ne varki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7. Maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/9466, K. 2016/18733, 18 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama