KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/9975 E., 2016/17269 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda; yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalıya değişik zamanlarda borç para verdiğini ancak karşılığında senet almadığını, borca dayanak olarak elinde davalıya havale yapıldığını gösteren dekont olduğunu, davalının aldığı borcu ödemeyince;.... İcra Müdürlüğü' nün 2010/469 esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalının borca itiraz ettiğini belirterek, takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Davanın kabulüne dair verilen 26.09.2013 tarihli karar, davalının temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bozma doğrultusunda davacıya yemin hakkı hatırlatılarak davanın reddine karar verilmiş, bu kez hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle bozma doğrultusunda işlem yapılmış olmasına göre, davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının temyiz itirazına gelince; davanın reddine karar verilmekle, artık davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı bilinen bir gerçektir. 13.02.2012 tarihli 1205,35 TL harcın davalıdan tahsiline yönelik mahkeme kararı, 24.02.2012 tarihinde davalı tarafından bu miktar maliye veznesine yatırılmakla infaz edilmiştir. Ancak, dosya safahatı nedeniyle bunun davalıya iadesi gerektiği hususu gözden kaçırılmış, dolayısıyla ret kararına rağmen davalı yargılama giderlerinden sayılan harçtan sorumlu tutulmuştur. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması usulün 438/7.maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/9975, K. 2016/17269, 26 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama