KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/10442 E., 2017/2788 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların çok uzun yıllar boyunca gerek kendilerinin gerekse şirketlerinin avukatlığını yaptığını, borçlu bulundukları icra takiplerinin iptalini sağladığını, sayısız çek sebebiyle muhataplar hakkında verilmiş bulunan çeke dayalı hapis cezalarına ilişkin dava ve dosyaların takibinin yapıldığını, dava konusu edilen ihtara ve davalıların her birinin yazılı olarak imzalayıp kabul ve taahhüt ettiği avukatlık ücret sözleşmesine ait avukatlık ücretlerinin hala ödenmediğini, bu nedenlerden dolayı davanın kabulü ile ... 1 icra müdürlüğünün 2013/1654 Esas sayılı dosyasına itirazın 25.000,00 TL kısmı için iptaline, bu miktar üzerinden tazminat alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, öncelikle alacağın zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddini dilemiştir.
Tensip zaptı ve tüm duruşma tutanaklarının Asliye Hukuk Mahkemesi olarak görülmesine rağmen maddi hata olarak sehven yalnızca gerekçeli kararda Tüketici Mahkemesi Sıfatının yazıldığı anlaşılmakla, mahkemece, Davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dava, vekalet ücreti alacağına ilişkin yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, hukukçu bilirkişinin 05.03.2015 tarihli kök ve 06.11.2015 tarihli ek raporu benimsenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, anılan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olmadığı görülmektedir.
İş bu raporun, taraf itirazlarını karşılamadığı, Yargıtay ve taraf denetimine açık olmayıp bu haliyle hüküm tesis etmeye elverişli olmadığı anlaşılmakla, mahkemece, konusunda uzman başka bir bilirkişi veya bilirkişi heyetinden her türlü şüpheyi ve soruyu bertaraf edebilecek mahiyette taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine açık rapor alınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/10442, K. 2017/2788, 2 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama