KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/13420 E., 2018/3878 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1989 doğumlu olduğunu ve ekonomik durumu iyi olmayan babası tarafından davalının özel hizmetlerinin yerine getirilmesi ve ev işlerine yardımcı olunması karşılığında okula gönderilmesi amacıyla davalının yanına bırakıldığını, ancak davalı tarafından okula gönderilmesi için çaba harcanmadığını, 15 yıl boyunca ev işlerinde çalıştığını ve davalının özel hizmetlerini yerine getirmesine rağmen ücret ödenmediği gibi sigortasının yapılmadığını, babası vefat edince dahi ailesinin yanına gitmesine ve akrabaları ile görüşmesine etmediğini, ailesi görüşmeye geldiği zamanda bir daha gelmemeleri konusunda uyardığını,
ilerleyen zamanlarda hizmet etmeye devam etmesi halinde düğün masraflarını karşılayıp yanında ev ve maaş vereceği vaadinde bulunarak sürekli kendisini oyaladığını, sonradan vaat ettiklerini yapmayacağını beyan edince davalının yanından ayrıldığını ve Alanya 2. Noterliği’nin 21.4.2010 tarihli ihtarnamesi ile ödenmeyen maaş, hak ve alacaklarının talep edilmesine rağmen herhangi bir sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ödenmeyen maaş ve diğer haklarına karşılık 10.000,00 TL ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkları sonuçlandırmakla görevli mahkeme iş mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca, 4857 sayılı Kanuna göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun “İstisna” başlıklı 4. maddesinde ise, hangi iş ve iş ilişkilerinde bu Kanun’un uygulanmayacağı belirtilmiştir. Kanun'un 4/e maddesi gereğince ev hizmetlerinde çalışanlar hakkında bu Kanun uygulanamayacaktır.
Somut olayda, davacı ev hizmetlerinde çalıştığı ileri sürerek ödenmeyen ücret ve diğer hak ve alacaklarını talep ettiğine göre uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemeler görevlidir. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. Hal böyle olunca, mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/13420, K. 2018/3878, 29 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama