KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/14486 E., 2017/12134 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı, davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı Ondokuz Mayıs .... San. Ve .... A.Ş. vekili avukat ... ile davalı ... Başkanlığı vekili avukat ...'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile arasında ...lık Hizmeti Alma Sözleşmesi imzalandığını, davalı kurumca 22.04.2014 tarihli yazı ile 2012 yılı ...lık Uygulama Tebliği 3.1.3. maddesinde tanımlanan acil hal tanımının yapılarak bu yıla ait veriler üzerinde inceleme yapıldığı ve acil serviste yapılmaması gereken işlem ve tedavilere ait fatura bedellerinin, acil servis branşından kuruma fatura edildiğinin tespiti sonucu suistimal riski tespit ettikleri hasta faturalarında yapılan toplam 155.294,41 TL yersiz ödemenin kurum alacağından mahsup edileceğinin bildirildiğini,
komisyon incelemesinde hangi faturalarda hangi ödemelerin yersiz olarak kabul edildiğinin belli olmadığını, şirketin ... tanımlanan acil hal tanımı dışına çıkmadığını belirterek, yersiz ödemeden kaynaklanan borcun bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 95.755,68 TL ve işlemiş faizleri yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalının 22.04.2014 tarihli yazısında yersiz ödeme olduğunu belirttiği toplam 155.294,41 TL’den dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalının 22.04.2014 tarihli yazısı incelendiğinde toplam 155.294,41 TL’nin 144.598,73 TL’sinin anapara, 10.695,68 TL’sinin faiz olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkeme gerekçesinde ise 95.755,68 TL anapara yönünden davacının borçlu olmadığı tespit edilmiş ancak bu bedelin belirtilen işlemiş faizi tespit edilip hükme geçirilmeksizin “95.755,68 TL ve işlemiş faizleri yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine,” denilmekle yetinilmek suretiyle hüküm tesis edilmiştir.
Anılan durumun infazda tereddüt doğuracağı anlaşılmakla, kabul edilen anaparaya, işlemiş faiz de kabul edilecekse, bunun tespiti yapılmadan ve hükme dercedilmeden infazda tereddüt yaratacak tarzda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/14486, K. 2017/12134, 6 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama