KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/15990 E., 2019/8379 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı idare ile ... hizmeti sunum sözleşmesi imzalandığını, davalının müvekkili aleyhine sözleşmeye aykırı olarak ilave ücret alındığı gerekçesiyle cezai şart işlemi tesis ettiğini, oysa davacı asil tarafından ... hizmeti sunulan hastalardan sözleşmeye aykırılık oluşturacak nitelikte bir ilave ücret alınmadığını, davalı işleminin haksız olduğunu ileri sürerek, uygulanan 436.244,25.- TL cezai işlemin iptaline ve bu işlem bakımından borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davanın taraflarınca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, kendisini vekil ile temsil ettirmiş olan davacı lehine 1.800,00.- TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Oysa ki karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13.maddesine göre; “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası,
dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” Buna göre temyiz eden davacı lehine de yukarıda yer verilen hükümler çerçevesinde nispi vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken, yukarıda yazılı şekilde eksik vekalet ücretine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/15990, K. 2019/8379, 17 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama