KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/16811 E., 2019/8464 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, SGK ile Sosyal Güvenlik Kurumu Özel ... Hizmeti Sunucularından ...
Hizmeti Satın alma sözleşmesi akdedilmiş olduğunu ve bu zamana kadar sözleşme hükümlerine uygun olarak faaliyet gösterdiğini, davalı kurumun Temmuz 2012 dönemi faturaları üzerinde inceleme yaparken, Ayakta ve Yatarak grubunda tedavi gören hastalara ait faturalarda kesintiler yaptığını ve kesinti nedeni olarak hastalara yapılan işlemin anlaşılamadığı, endikasyon olmadığı, yapılma gerekçesinin ve sonucunun olmadığı,
yetersiz epikriz, yeterli ameliyat notu olmadığı gerekçe gösterildiğini, bu durumdan şirketin ciddi zararlar gördüğünü, her hasta için özel durumların olduğunu ve bir hasta için hangi işlemin yapılıp yapılmayacağına ancak uzman doktorun karar vereceğini, uzman doktorlar tarafından verilen kararların SGK müfettişleri tarafından denetlenmesinin mümkün olmadığını tüm bu nedenlerle şirketin varlığı iddia edilen kesinti borcunun olmadığının tespitini ve bu haksız kesintinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı kurumun 2012 Temmuz dönemi için yaptığı 100.477,23 TL'lik kesintiden 98.999,92 TL'nin hukuka aykırı olduğunu ve bu nedenle davacının davalıya 98.999,92 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı SGK Başkanlığı'nın 492 sayılı Harçlar Kanunu ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 36. maddesi hükmüne göre harçtan muaf olmasına göre yasal düzenlemeye aykırı olarak mahkemece harçtan sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/16811, K. 2019/8464, 18 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama