KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/16828 E., 2018/4898 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı avukata 17.08.2010 tarihinde vekalet verdiğini, elden 3.500,00 TL tanık huzurunda ödeme yaptığını, davalının kendisini dolandırdığını, savcılık işlemlerinin takibinin Baro tarifesine göre 440,00 TL olmasına rağmen kendisinden 3.025,00 TL fazladan para tahsil ettiğini, davalının kendisine borçlu olmasına rağmen aleyhinde vekalet ücreti alacağı için icra takibi başlattığını ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile vekalet ücretinin 3.500,00 TL olacağı konusunda şifai anlaştıklarını, davacının 3.500,00 TL ödeme yaptığı iddiasının doğru olmadığını, ödeme iddiasını yazılı delilerle ispat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine, asıl alacağın % 40'ı oranında hesaplanan 1.060,00 TL icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Açılan davada, davacının haksız ve kötüniyetli olarak dava açtığı davalı tarafından ispatlanamamıştır. O halde, mahkemece, davalı lehine icra inkar tazminatına hükmolunmaması gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/16828, K. 2018/4898, 19 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama