KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/17274 E., 2019/5563 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2019
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
.....
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı ...'tan kavun tohumu satın aldıklarını, faturalar da da yazdığı üzere kendilerine tohumun ...... marka olarak satıldığını, ancak bir süre sonra farklı bir tohum türü teslim aldıklarının anlaşıldığını, ektikleri cinsin diğerinden daha az verimli ve piyasa değerinin de düşük olduğunu, bu nedenle maddi kayıp yaşadıklarını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 69.200,54 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişler, yargılama sırasında verdikleri ıslah dilekçesiyle de taleplerini toplam 75.670,66 TL olarak arttırmışlardır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, tohum satışından kaynaklı tazminat talebine ilişkin olup, davacılar dava dilekçesiyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 69.200,54 TL talep etmişler, ıslah dilekçesiyle taleplerini 75.670,66 TL olarak arttırmışlar, dava her bir davacı için ayrı ayrı belirlenmek suretiyle ıslah talebi dikkate alınarak kabul edilmiştir.
Muaccel hale gelen bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur, ihtar mevcut değil ise dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülür. Bu durumda dosyada dava dilekçesiyle talep edilen miktar yönünden dava tarihinden, ıslah dilekçesiyle talep edilen bakiye miktarlar yönünden ise ıslah tarihinden itibaren davalının temerrüde düştüğünün kabulü gerekir.
O halde mahkemece, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, hükmedilen tüm tazminata dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
.......
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/17274, K. 2019/5563, 30 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama