İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/17436 K.2019/5723

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup…

Esas2016/17436Karar2019/5723Tarih6 Mayıs 2019Okuma5 dk · 1.012 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2016/17436 E., 2019/5723 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Mayıs 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.012 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

oDavacılar, müteveffa ...’nın davacı ...’in eşi, davacılar ...ve...'in babası olduğunu, müteveffanın doğuştan aort kapağı rahatsızlığı olduğunu, davalı ...’dan randevu alındığını, ameliyat riski olmadığının bildirildiğini ve görüşmelerinin ardından müteveffanın 02.12.2012 tarihinde davalı ... ...Hastanesine yattığını, ameliyatının 3 saat süreceği söylenmesine rağmen 9 saat sürdüğünü, ameliyatın risk taşımadığı bildirilmesine rağmen daha sonra çok zor geçtiğinin bildirildiğini ve bu zamana kadar yaşamasının mucize olduğunun söylendiğini, yapılan ameliyatın ve tedavinin yanlış olduğunu ve bunun neticesi olarak ölüm gerçekleştiğini,

müteveffanın ameliyat tarihinde 39 yaşında olduğunu, davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek; davacı eş için 90.000,00-TL ve her bir çocuk için 70.000,00-TL olmak üzere toplam 300.000,00-TL manevi tazminatın ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, iade edilmeyen 7.000,00-TL ameliyat gideri ile sonradan arttırılmak üzere her bir davacı için 1.000,00'er TL toplam 11.000,00-TL maddi tazminatın ölüm tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemişlerdir.

Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, doktor hatasına dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacılar, ...’nın davalı doktorlar tarafından yapılan ameliyat sonrası vefat ettiğini, davalıların kusur ve ihmali sonucu ölümün gerçekleştiğini ileri sürerek, uğradıkları maddi ve manevi zararların tazminini istemişler; davalılar kusur ya da ihmalleri olmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, ... Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan alınan rapora göre davanın reddine karar verilmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki, vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. O nedenle doktor ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafif de olsa, sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.

Vekil, hastasının zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz biçimde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa, bir tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddüdünü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada da, koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür.

Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özelliklerinin göz önünde tutulması, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınılması ve en emin yolun seçilmesi gerekir. Gerçekten de müvekkil (hasta), mesleki bir iş gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemek hakkına sahiptir.

Gereken özeni göstermeyen vekil, TBK'nun 510. maddesi hükmü uyarınca, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır.

Dosyada mevcut ... 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan alınan raporda, "kişiye ...Hastanesi'ne müracaatında gerekli tetkik ve konsültasyonların yapılarak hastalığının tanısının konulduğu, ameliyat endikasyonlarının uygun olduğu, ameliyatın uygun bir şekilde yapıldığı, takiplerinin de düzenli bir şekilde yapılmış olduğu, kişinin teşhis ve ameliyat takibinde kalp ve damar cerrahisi uzmanı doktor ...'a atfı kabil kusur bulunmadığı" yönünde kanaat bildirilmiştir.

Davacılar, adli tıp raporuna itiraz etmiş, soruşturma aşamasında alınan raporun tüm davalılar yönünden değerlendirme içermediğini belirterek, mahkemeden konu ile ilgili yeniden rapor alınmasını istemişlerdir. Mahkemece, davacıların yeniden rapor alınması talebi dosyadaki raporun yeterli görüldüğü, yeniden inceleme yapılmasına gerek olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.

Bilindiği üzere, ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesine (davasına) etkisi, hukukumuzda Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesinde düzenlenmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesine göre; “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.”

Görüldüğü üzere TBK'nun 74. maddesi uyarınca hukuk hakiminin ceza hukuku kuralları ile bağlı olmadığı, ceza mahkemesi kararları karşısında hukuk hakiminin bağımsızlığı hükme bağlanmış bulunmaktadır. Her ne kadar kanun maddesinde, yalnızca kusur unsuruna değinilmiş ise de bağımsızlık etkisinin uygun illiyet bağı ve hatta fiil yönünden de geçerli olduğunu söylemek mümkündür. Aynı durum, madde metninde zikredilmeyen mahkumiyet kararları için de geçerlidir. Hukuk hakimi, ceza kararlarını ve orada yer alan değerlendirmeleri serbestçe gözönünde tutarak ondan yararlanabilir.

Hukuk hakiminin bağımsızlık ilkesi, ceza hukukuyla medeni hukukun amaçlarının, haksız fiile suçun unsurlarının kabul ve oluşumunun, her iki hukuk dalında yargılama usulü ile delillerin takdirinin farklı olmasına dayanmaktadır. Haksız fiil unsurlarının her iki hukuk dalında ifade ettikleri anlam birbirinden farklıdır.

Hukuk hakimi, ceza kararları karşısında kusurun varlığı ve derecesi, zarar miktarının tayini yönünden bağımsızdır. Maddi fiilin tespitinde hukuk hakimi dilerse, kendi açısından yeni bir tespit ve araştırma yapabilir.

Ne var ki, hukuk hakiminin yukarıda açıklanan bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Hukuk hâkiminin, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak alınan maddi olgularla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusunda tamamen bağlı olacağı gerek öğreti gerekse de yargısal uygulamada istikrarla kabul edilmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2012/11-413 Esas ve 2012/901 Karar sayılı ilamı).

Yukarıda açıklanan ilkelerin ışığında somut olayda; davalı ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçunu işlediği iddiasıyla başlatılan ceza soruşturmasında alınan adli tıp raporunda davalının kusuru olmadığı belirtilmiş, ... Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, iddialara yönelik yeterli delil elde edilemediği ve kusur tespit edilemediği gerekçesiyle ... hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir.

Hal böyle olunca; yerel mahkemece, hukuk hakiminin ceza kararları ve oradaki değerlendirmeler ile bağlı olmadığı, kusurun varlığı ve derecesi, zarar miktarının tayini yönünden bağımsız olduğu ve bu nedenlerle maddi fiilin tespitinde dilerse, kendi açısından yeni bir tespit ve araştırma yapabileceği düşünülerek, davacıların iddiaları ve itirazlarını karşılar şekilde, davalı hastanedeki ameliyata ilişkin tüm tıbbi bilgi ve belgeler birlikte gönderilerek,

üniversite öğretim üyelerinden oluşturulacak konusunda uzman, akademik kariyere sahip üç kişilik bilirkişi kurulundan, doktorlara atfı kabil bir kusur olup olmadığı konusunda, nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

2-Bozma nedenine göre, davacıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent gereğince davacıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/17436, K. 2019/5723, 6 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/17436
Karar No
2019/5723
Tarih
6 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/17455 K.2019/6315
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/17474 K.2019/5979
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/17478 K.2019/6373
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/17486 K.2019/4700
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/17488 K.2019/6928
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/17489 K.2019/6621

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.