KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/17925 E., 2018/3779 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, çiftçilik yaptığını, davalı kooperatiften bedelini ödeyerek gübre satın aldığını, daha sonra davalı kooperatif yetkililerince imzasının taklit edilerek kendisinin bilgisi olmadan gübre alımına ilişkin kredi sözleşmesi imzalandığını ve adına fatura düzenlendiğini öğrendiğini, bu işlemi yapan kooperatif yetkililerinin ceza davasında yargılandıklarını, sanıklardan birinin suçu ikrar ettiğini ileri sürerek aleyhine başlatılan icra takibine konu kredi sözleşmesi ve borç senedinin iptali ile davalı kooperatife borçlu olmadığının tespitine, kötüniyetli takip başlatan davalı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı kooperatif yetkilileri tarafından imzasının taklit edilmek suretiyle adına düzenlenen kredi sözleşmesi ve borç senedinde yazılı bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraf vekillerinin beyanlarından takibe konu borcun ödenmiş olduğu beyan edildiğinden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, davanın açılış tarihi itibarıyle tarafların haklılık durumu ile davanın açılmasına hangi tarafın sebebiyet verdiği hususunda bir değerlendirme yapılmamış olması nedeniyle varılan sonuç isabetsizdir.
O halde, mahkemece, davanın açılış tarihi itibarıyle tarafların haklılık durumu ve davanın açılmasına hangi tarafın sebebiyet verdiği hususunda bir değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken değinilen bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/17925, K. 2018/3779, 29 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama