İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/18168 K.2019/11331

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2016/18168Karar2019/11331Tarih14 Kasım 2019Okuma5 dk · 961 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2016/18168 E., 2019/11331 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Kasım 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

961 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, davacı ...’ün hamileliğinin davalı hastanede davalı doktor tarafından takip edildiğini, hamileliğinin 40. haftasının başında, fizyolojik olarak herhangi bir belirti ve sancısı olmadığı halde davalı doktorun müdahale ederek rızası olmaksızın doğumu başlattığını, suni sancı verilerek doğuma alındığını, çocuğun inmediği söylenerek doğumhanede beklenmeye başlandığını, annenin gayretine rağmen bebeğin gelmemesi üzerine davalı doktorun karnına bastırarak doğumu yaptırdığını, ancak çocuğun hiç sesinin çıkmadığını ve tamamen hareketsiz bir vaziyette olduğunu, çocuk doktorunun orada müdahale ettiğini,

bu arada annenin aşırı kanaması olduğu ve rahminin alınması gerekebileceğinin kendisine ve davacı eşi ...’e söylendiğini, bir kaç saat sonra tekrar davacı ...’ün yanına gelen davalı doktorun çok sayıda miyom olduğunu ve rahmin alındığını, çocuğun ise iyi olduğunu söylediğini, davacı ...’ün rahmin tahlile gönderilmesini isteğini, gelen sonuçta rahimde bir sorun olmadığının belirlendiğini, bebeğin sonraki günlerde yapılan tetkiklerinde oksijensiz kalması nedeni ile beyninde yaygın ödem olduğunun tespit edildiğini ve akabinde 2 kez havele geçirdiğini,

28 gün davalı hastanede kalan bebeğe taburcu olmasından sonra götürdükleri başka hastanede doğumda oksijensiz kalması nedeni ile beyinde ağır hasar ve epiliptik bozukluk teşhisi konulduğunu, halen tedavisi devam eden bebeğin hareket edemediğini, göz teması kuramadığını ve gülemediğini, davalı doktorun hatası nedeni ile davalı ...’ün hayati tehlike atlattığını, rahminin alındığını ve bir daha anne olamayacağını, bebeğin ise % 100 engelli durumda olduğunu ileri sürerek ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir davacı için 1.000,00’er TL maddi, anne ve bebek için ayrı ayrı 400.000,00 TL, baba için 180.000,00 TL,

kardeş için 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istmişlerdir.

Davalılar, gerekli her türlü müdahalenin zamanında ve gerektiği şekilde yapdığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava, davalı doktorun özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı iddasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davanın temeli vekalet sözleşmesidir. (BK 386-390)(TBK 502.506) Vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı iş ve işlemlerin, davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur.

Mesleki iş gören vekil özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur (BK 321/1 md) (TBK 400). O nedenle doktor ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları hafif de olsa sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.

Vekil, hastanın zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumunun gerektirdiği önlemleri eksiksiz bir şekilde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa bir tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddütü ortadan kaldıracak araştırmaları yapmak ve bu arada da koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür.

Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmak, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınmak ve en emin yol seçilmek gerekir. Gerçekten de müvekkil (hasta) mesleki bir iş gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat beklemek hakkına sahiptir. Gereken özen görevini göstermeyen vekil, TBK 510 (BK 394/1) maddesi hükmü uyarınca, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır.

Aynı hususlar adam çalıştıran sıfatı ile dotorun görev yaptığı ... kuruluşları için de geçerlidir.

Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya bakılacak olursa; yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas kurulundan alınan raporun sonuç kısmında “... doğumu sonlandırmak için yapılan tıbbi girişimlerin tıp kurallarına uygun olduğu, bu tür zor doğumlardan sonra anne ve bebeğin sistem bulgularını etkileyebilecek daha önceden ön görülüp önlenemeyecek durumların oluşabileceğinin bilindiği, dolayısı ile annede görülen uterus atonisi ve bebekte oluşan solunum sıkıntısına bağlı ortaya çıkan nörolojik tablonun bu tür durumlarda her türlü özene rağmen oluşabileceği, komplikasyon olarak nitelendirildiği,

oluşan komplikasyonlara zamanında gerekli müdahalelerin yapılmış olduğu, konu ile ilgili tüm ... personeline atfı kabil kusur ve ihmal bulunmadığı....” şeklinde tespitte bulunulmuştur. Davacıların itirazı üzerine Mahkemece talimat yolu ile 3 kadın doğum uzmanı, 1 beyin doktoru ve 1 çocuk doktorundan teşkil ettirilecek heyetten rapor alınmasına karar verilmiştir.

Talimat yolu ile kadın hastalıkları ve doğum uzmanı üç kişilik heyetten alınan raporda tüm ... personelinin kusuru bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiş olmasına karşın, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Neonatoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.

Dr. ... tarafından hazırlanan raporda normal doğum eylemi yeterli ilerlemediği ve fetal distres geliştiği halde sezaryan yapılmamasının annede doğum sonrası uterus riskini arttırdığı ve bebekte hipoksik-iskemik ensefalopatiye bağlı ciddi beyin zedelenmesi riskini arttırdığı için davalı doktorun kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

Şu halde talimat yolu ile alınan bilirkişi raporları arasında çelişki oluşmuş ve Mahkemece bu çelişki giderilmeksizin davanın reddine karar verildiği gibi davacıların bilirkişi raporlarına itirazları da karşılanmamıştır.

Mahkemece, alınan bilirkişi raporları arasında çelişki oluştuğu ve davacıların itirazlarının karşılanmadığı gözetilerek tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda, anne ve bebeğin durumunun ayrı ayrı değerlendiren, konusunda uzman, akademik kariyere sahip içerisinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile çocuk hastalıkları (yenidoğan) uzmanı bilirkişilerin bulunduğu, daha önceki raporu düzenleyen bilirkişilerin görevli olduğu üniversiteden başka bir üniversitede görevli 5 kişilik bilirkişi kurulundan, davalıların gerekli özen ve dikkate gösterip göstermediği,

yapılan işlemlerin tıp bilimi açısından yeterliliği tıbbın gerek ve kurallarına göre olayda davalıların sorumluluğunu gerektirecek ihmal ve hata bulunup bulunmadığı hususlarını gösteren, davacıların itirazlarını karşılayan, nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekmektedir.

Mahkemece, değinilen bu yön gözardı edilerek eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2-Bozma nedenine göre davacıların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacıların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 27,70 TL harcın davacılara iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/18168, K. 2019/11331, 14 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/18168
Karar No
2019/11331
Tarih
14 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/18171 K.2019/7605
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/18173 K.2019/7337
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/18180 K.2019/7758
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/18185 K.2019/7338
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/18201 K.2019/10224
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/18201 K.2019/11594

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.