KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/18239 E., 2018/3253 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kullandığı kredi nedeniyle kendisinden 4.463,23 TL masraf adı altında kesinti yapıldığını ileri sürerek; bunun tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile talep miktarını 5.325,02 TL ye artırmıştır. Davalı banka vekili, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile 4.463,23 TL nin tahsiline karar verilmiş, 28.12.2015 tarihli tashih şerhi ile hüküm altına alınan miktar 5.325,02 TL olarak tashih edilmiş; karar, davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde yer alan adil yargılanma hakkı ve bu hakkın garantileri olan "aleni yargılama ilkesi" ve "hukuki dinlenilme hakkı"nın amacı, yargılama sürecini ve kararın verilişini kamu denetimine açık tutmak suretiyle adaletin yerine getiriliş biçimini görünür kılmak, kamu eliyle karar verme sürecini denetleyerek kişinin adil yargılanma hakkını güvence altına almak ve adalete güveni korumaktır.
Bu kapsamda dosya ele alındığında, 20.11.2015 tarihli 8.celsede, bir sonraki duruşmanın tarihi 04.03.2016 olarak belirlenmiş olduğu halde, bu tarih beklenilmeksizin ve bir duruşma da açılmaksızın, doğrudan gerekçeli karar ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraf katılımı sağlanmaksızın, yukarıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuş olması ile, aleni yargılama ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkının ihlaline sebebiyet verilmiştir.
2-Diğer yandan. Tavzih ve tashih kurumu HMK'da ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup bu düzenlemelere göre mahkemece, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların tashih yoluyla res'en veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir, (HMK 304) tavzihe ilişkin olarak ise, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyorsa yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa tavzih kararı verilebilir.
Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Asıl hükmü değiştirerek, hüküm sonucunu bertaraf edecek tavzih kararı verilemez. (H.M.K 305/2) Mahkemece, davacının talebi üzerine verilen tashih kararı, dosya içeriği ve karar gerekçesi itibariyle H.M.K 304. maddesinde tanımlanan tashih ve H.M.K. 305. maddesinde tanımlanan tavzih nedenleri arasında yer almamaktadır.
Bu itibarla hükmü değiştirecek nitelikte tashih kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının şu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/18239, K. 2018/3253, 19 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama