KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/19500 E., 2018/8296 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı satıcıdan 07/04/2014 tarihinde aldığı aracın klimasının çalıştırıldığında araç içinde seyahati imkansız kılacak boyutta yüksek ses çıkardığını, bu arızanın giderilmesi için bir çok defa servise gidildiğini ancak arızanın sürdüğünü, aracın ayıplı olduğunu ileri sürerek, aracın satış bedelinin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 6502 sayılı yasanın 11/1-a maddesi uyarınca dava konusu ürünün davacı tarafından davalıya iade edilmesi halinde fatura bedelinden değer kaybının mahsup edilerek ortaya çıkan bedel olan 74.738,30-TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı tarafından davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davanın taraflarınca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı ve davalı tarafın aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, eldeki dava ile ayıp nedeniyle sözleşmeden dönerek ... olduğu bedelin iadesini talep etmiş, mahkemece tüm deliller toplanmak ve teknik bilgi gerektiren hususlarda bilirkişi görüşü de alınmak suretiyle davanın kabulü ile dava konusu ürünün davalıya iadesi ile fatura bedelinden değer kaybının mahsup edilerek ortaya çıkan bedel olan 74.738,30-TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ne var ki; davaya konu malın davacı tarafça davalıya iadesi gerçekleşmeden bu alacağı için faiz istemesi mümkün değildir. Mahkemece, dava konusu malın davalıya iade tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Yine bunun yanında, incelenen dosya içeriğine göre; davaya konu araç üzerinde rehin ve haciz ile araca ait trafik para cezasının bulunup bulunmadığı anlaşılamamaktadır.
Ayıplı malın davacı tarafından neden olunan her türlü takyidattan arındırılmış halde davalıya teslimi esastır. Mahkemece, “aracın üzerindeki tüm takyidatlardan ari bir şekilde davalıya teslimine dair” hüküm tesisi gerekirken, yazılı şekilde yalnızca aracın davalıya iadesine karar verilmesi ile yetinilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışların düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılması gerekmeyip hükmün düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/19500, K. 2018/8296, 25 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama