KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/20436 E., 2019/770 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılardan ... A.Ş. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan ... Oto A.Ş.'den 18.06.2014 tarihinde dava konusu otomobili satın almış olduğunu, aracın satın alındığı günden başlayarak farklı bölümlerinde arızalar çıkardığını, tava perdesinden anormal sesler geldiğini, araçtaki yol bilgisayarı ekranının sürekli donduğunu, komut tuşlarının çalışmadığını, navigasyon sisteminin çalışmadığını, start-stop sisteminin devreye girmediğini, araç içine toz girişi olduğunu ve koltuklarının da arızalı olduğunu, bu arızalar nedeniyle aracın birden fazla defa servise götürülmek zorunda kalındığını, servisçe gerçekleştirilen müdahalelere rağmen de halen sorunlarının devam ettiğini, aracın ayıplı olduğunu ileri sürerek, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine ya da araç için ödenen bedelin iadesine karar verilmesini dilemiştir.
Davalılar ilk derece yargılama makamına sunmuş oldukları yanıt dilekçeleri ile dava konusu aracın ayıplı olmadığını, araçta kullanım nedeniyle ortaya çıkmış bulunan arızaların ise garanti kapsamında ücretsiz olarak onarılmış bulunduğundan davacının seçimlik hakkını tükettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının temyizi yönünden; mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davalılardan ... A.Ş. kendisini vekille temsil ettirmesine rağmen bu davalı lehine 360,00 TL dilekçe yazım ücretine hükmedilmiştir.
Oysa ki, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesine göre, “Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazlada valı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortakolan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.” ve 13.maddesine göre;
“(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” Buna göre temyiz eden davalı lehine de yukarıda yer verilen hükümler çerçevesinde nispi vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken,
temyiz eden davalı lehine dilekçe yazım ücretine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/20436, K. 2019/770, 29 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama