KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/21363 E., 2016/20947 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kullanmış olduğu konut kredisi nedeniyle davalı banka tarafından çeşitli adlar altında ve haksız olarak 7.864,45 TL kesinti yapıldığını ileri sürerek bu miktarın kesinti tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozma üzerine, davanın kısmen kabulü ile 3.164,45 TL'nin 09/11/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir
2-Davacı eldeki dava ile, kendisinden haksız yere tahsil edilen toplam 7.864,45 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece hükmedilen alacak miktarına kesinti tarihi olan 09/11/2009 tarihlerinden itibaren faiz uygulanmıştır. 6098 sayılı B.K.’nun 117. maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.
Dava konusu olayda davacının, davalıyı, dava tarihinden evvel temerrüde düşüren ihtarı söz konusu olmadığı halde, mahkemece hükmedilen alacak miktarına kesinti tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Mahkemece hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/21363, K. 2016/20947, 10 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama