KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/21383 E., 2018/4685 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılar ile 20.10.2005 tarihinde daire satımına ilişkin harici sözleşme imzaladığını, sözleşmeye uygun olarak ödemelerini yaptığını ancak ikazlarına rağmen yerin teslim edilmediğini ve devrinin yapılmadığını, harici sözleşme geçersiz olduğundan alcağın tahsili için icra takibi başlattığını,takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin 71.607,00 Euro asıl alacak üzerinden ve alacağa takip tarihi itibariyle devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına,Asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ...'nın tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, geçersiz sözleşme nedeniyle ödediği bedelin tahsili istemine ilişkin icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir. Davalılaradan ... harici gayrimenkul satım sözleşmesini dava dışı Mediterran İnşaat ve Emlak Ltd. Şti adına temsilci sıfatı ile imzaldığını, taraf sıfatı bulunmadığından husumetin kendisine yöneltilemeyeceğini savunmuştur.
Taraflar arasındaki 20.10.2005 tarihli harici gayrimenkul satış sözleşmesinin incelenmesinden alıcısının davacı, satıcısının ise dava dışı Mediterran İnşaat ve Emlak Ltd. Şti olduğu, şirket adına sözleşmenin davalıladan ... tarafından imzalandığı, bu sözleşmeyi geçersiz kılarak imzlanan ikinci sözleşmenin ise 26.07.2007 tarihli olduğu , alıcısının davacı satıcısının ise diğer davalı ... olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacının temsilci sıfatıyla sözleşmeyi imzalayan ve ikinci sözleşmede de yer almayan davalı ...'a husumet yöneltemeyeceği gözetilerek bu davalı yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek onun yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/21383, K. 2018/4685, 18 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama