KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/23883 E., 2018/10948 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan satın aldığı mobilya takımının ayıplı çıkması üzerine tüketici hakem heyetine başvurduğunu, lehine çıkan bedel iadesi yönündeki karar sonrasında icra takibi başlattığını ancak takibe haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı ise ayıpla ilgili isnatların haksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Davanın kabulüne dair verilen karar; dairenin 03.12,2015 tarih 2014/38798 esas, 2015/35447 karar sayılı ilamı ile “...eldeki itirazın iptali davasında dava değeri 6.240,00 TL olarak gösterilmiştir. HUMK 74.md (HMK 26.md) hükmünce hakim tarafların talepleriyle bağlı olup, talep dışına çıkarak karar veremez. Mahkemece anılan yasa hükmü gözardı edilerek, yazılı şekilde, işlemiş faizi de kapsayarak takibin devamına denilmek suretiyle talepten fazlasına hüküm tesisi usûl ve yasaya aykırı olup...” gerekçesiyle bozulmuş; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne, itirazın 6.240,00 TL olan asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’dan kaynaklanan ayıplı mal nedeniyle tüketici hakem heyetince verilen bedel iadesine dair kararın icrasına ilişkindir. Bedel iadesine karar verildiği ancak ayıplı ürünlerin davacının ihtarnamesine rağmen davalı firma tarafından alınmadığı ve karar tarihi itibarıyla davacıda olduğunun anlaşılması karşısında; bu ürünlerin iadesine ve iade tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerekirken iade konusunda karar verilmemesi ve dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/23883, K. 2018/10948, 20 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama