KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/24142 E., 2019/12617 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davacılar
- —
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalının 21.05.2007 tarihinde Gerede Noterliğinin 2831 yevmiye nolu vekaletnamesi ile taraflarına vekalet verdiğini, vekalet gereği davalının geçirdiği iş kazası nedeniyle ceza dosyasının takip edileceğini ve tazminat davası açılacağını, Gerede Asliye Hukuk Mahkemesi'ne 2007/610 esas sayılı dosya ile dava açıldığını, bu dosyada gerekli bilirkişi raporları alındığını, dosyanın sonuçlandığını ve davalının alacağını aldığını, ceza davasının da sonuna kadar takip edildiğini, davalının 26.05.2010 ve 10.01.2011 tarihinde Gerede Noterliği aracılığı ile kendilerini ayrı ayrı vekillikten azlettiğini,
taraflarına izafe edilecek bir kusur olmadığını, azlin haksız olduğunu ileri sürerek, şimdilik 61.000,00-TL vekalet ücreti alacağının azil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı ... bakımından davanın reddine, davacı ... bakımından davanın kısmen kabulü ile 17.737,52-TL'nin azil tarihi olan 26.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava veya takip tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Dava açılmadan önce davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından, davanın açılması ile davalı temerrüde düştüğünden dava tarihinden itibaren davalı aleyhine faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/24142, K. 2019/12617, 16 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama