KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/24653 E., 2018/11435 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, öğrenci olduğunu, yazılı bir sözleşme imzalanmamakla birlikte davalının işlettiği yurtta kaldığını, aralarında çıkan tartışma sonrası yurttan haksız olarak atıldığını ve hizmet karşılığı için kayıt sırasında verdiği bononun iade edilmeyerek bedelsiz senedin kambiyo senetlerine özgü yolla takibe konulduğunu, bononun bir yıllık barınma karşılığı alındığını, kaldığı dönemlerin zaten ödenmiş olduğunu ileri sürerek, takibe konu alacaktan, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, senedin davacıya elden verilen borç para karşılığı alındığını, senedin illetten mücerret olup takibin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, hizmet karşılığı verilen ancak hizmet alınamadığından bedelsiz hale gelen bono ile hakkında yapılan takibe menfi tespit istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı ise senedin elden verilen borç karşılığı alındığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hayatın olağan akışı gereği öğrencinin senet karşılığı borçlanmayacağı temeline dayanılmış ve bu doğrultuda davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiştir.
Taraflar arasında yazılı bir hizmet sözleşmesi olmadığı sabittir. Hal böyle olunca, senet nedeni ile borçlu olunmadığını ispat yükü, aksini iddia eden davacıdadır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 203 maddesinde senetle ispat kuralının istisnaları da sayılmıştır. Anılı maddenin 1-b bendinde istisna olarak “İşin niteliğine ve tarafların durumlarına göre, senede bağlanmaması teamül olarak yerleşmiş bulunan hukuki işlemler” de belirtilmiştir.
Belirtilen istisnai kanun hükmü mahkemece nazara alınarak, işlemin niteliği itibariyle diğer öğrenciler ile yurt hizmetine ilişkin yapılan anlaşmalarda sözleşme yapılıp yapılmadığı, yine senet kullanılıp kullanılmadığı, bölgede işletilen yurtlarda hangi uygulamanın teammül olarak benimsendiği araştırılarak varsa bu teammül doğrultusunda konusunda uzman bilirkişiden açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı gerekçe ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/24653, K. 2018/11435, 28 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama