İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/25402 K.2019/10462

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-bir.dos.davalıları avukatınca temyiz…

Esas2016/25402Karar2019/10462Tarih24 Ekim 2019Okuma4 dk · 720 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2016/25402 E., 2019/10462 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Ekim 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

720 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-bir.dos.davalıları avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Asıl davada davacılar, anneleri ... ile davalı ...'nın kardeş olduklarını, muris ...'nin 22/12/1983 tarihinde davalıya vekaletname verdiğini, davalının bu vekaleti kullanarak bir kısım taşınmazlarda bulunan ...'nin hissesini satmış gibi göstererek kendi üzerine kayıt yaptırdığını, taşınmazların DSİ tarafından baraj yapılmak için kamulaştırıldığını, ancak bu durumun davacılara bildirilmediğini ve bu durumdan sonradan haberdar olduklarını, bu durumdan haberdar olan davalı ...'nın davacılara 30.000,00 TL gönderdiğini, daha sonrasında herhangi bir para göndermediğini, bu nedenle ...

Köyü 106, 98, 12, 15, 41, 62 ve 82 parselde kayıtlı bulunan ve anneleri ... Karaca'dan kendilerine intikal etmesi gereken payların değeri olan 25.000,00 TL'nın davalıdan alınarak davacılara ödenmesini. Birleşen davada ise davacılar ...

Köyü 106, 98, 12, 15, 41, 62 ve 82 parselde kayıtlı bulunan taşınmazlarda kök murisi olan ... ...'dan davacılara intikal etmesi gereken hisselerin davalının davacıların annesinden almış olduğu vekaletname uyarınca usulsüz olarak davalı adına kaydedildiğini, bu yerlerin DSİ tarafından kamulaştırıldığını, müvekkillerinin miras payına düşen bedelin davacılara ödenmediğini ileri sürerek, kök muris ... ...'dan intikal etmesi gereken payların değeri olan 5.000,00 TL'nın davalılardan alınarak davacılara ödenmesini istemiştir.

Asıl ve birleşen dava davalıları davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece asıl ve birleşen davanın davalı ... yönünden kabulüne, diğer davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen dava davalıları tarafından temyiz edilmiştir.

1-Her ne kadar mahkemece, dava konusu ... ili Merkez ...

Köyü 106, 98, 12, 15, 41, 62 ve 82 parsel sayılı taşınmazların tarafların murisi ... ve eşi ... ...'dan kaldığı, dava konusu taşınmazlarda davacıların annesi ... ve davalı ...'nın miras payları bulunduğu, davalı ...'nın, kardeşi ...'den taşınmazları kullanmak için eşi olan diğer davalı ...'ı vekil tayin etmesi için ikna ettiği, davacıların murisi ...'nin davalı ...'a 22/12/1983 tarihinde İzmir 1. Noterliğinin 53761 numaralı vekaletnamesi ile vekalet verdiği, dava konusu taşınmazların ise 26/11/1986 tarihinde bu vekaletnameye dayanarak davalı ... tarafından diğer davalı ...'a satıldığı,

davalı ...'nın bu vekaletnameyi kardeşini kandırarak taşınmazları üzerine geçirmek için aldığının tüm dosya kapsamından ve tanık beyanlarından açıkça anlaşıldığı, bu taşınmazların devri için her hangi bir bedelinde de davalı ... tarafından ...'ye ödendiğinin ispat edilemediği, bu nedenle hile ile alınan vekaletnamenin ve buna bağlı olarak yapılan işlemlerin geçersiz olduğu,

geçersiz vekaletname uyarınca yapılan satış işleminin iptal edilmesi gerektiği, dava konusu edilen taşınmazlar üzerinde kamulaştırma işlemi yapıldığından tapu kayıtlarının iptal edilemeyeceği, bu nedenle dava konusu edilen taşınmazların alınan değeri üzerinden hakkaniyet ve denkleştirici adalet hükümleri uyarınca tespit edilecek değerin ... mirasçılarınca talep edilebilineceği,

ilgili vekaletin düzenlenmesi ve taşınmazların devri hususunda karı koca olan davalıların birlikte hareket ettikleri de aşikar bir şekilde ortada olduğundan davalıların müştereken ve müteselsilen bu bedelden sorumlu olması gerektiği ve birleşen dosya açısından ise davacıların talep edebilecekleri miktar basit bir işlemle ortaya çıkacağından bilirkişiden ek rapor alınmasına gerek görülmediği, zira, dava konusu olan taşınmazlara ait tapu kayıtları incelendiğinde, ... ... ile ... ...'ın eş oldukları, ... ve ...'da dahil olmak üzere toplam 11 tane müşterek çocukları olduğu,

bu çocuklar dışında mirasçıları olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş ise de. HMK.'nun 297/2. maddesi gereğince hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından herbiri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

Yine aynı Kanunun 389 maddesinde de, hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır.

Öte yandan davaların birleştirilmesi durumunda da, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, birleştirilen dava dosyasının tarafları, iddia, savunma özeti, delilleri kararda belirtilip, değerlendirilip, asıl ve birleşen her bir dava için kararda ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Somut olayda asıl ve birleştirilen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmamıştır. Bu hali ile verilen karar HMK.'nın 297/2.maddesine uygun değildir.

Mahkemece asıl ve birleşen davalar bakımından az yukarıda açıklandığı şekilde ayrı ayrı HMK.’nın 297/2. maddesine uygun olarak hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2-Bozma nedenine göre asıl ve birleşen dava davalılarının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/25402, K. 2019/10462, 24 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/25402
Karar No
2019/10462
Tarih
24 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/25414 K.2019/10107
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/25433 K.2019/9446
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/25436 K.2019/9848
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/25450 K.2019/9849
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/25452 K.2019/9907
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/25460 K.2019/9850

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.