İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/26621 K.2019/8298

Taraflar arasındaki maddi-manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup…

Esas2016/26621Karar2019/8298Tarih16 Eylül 2019Okuma5 dk · 957 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2016/26621 E., 2019/8298 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Eylül 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

957 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki maddi-manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili; müvekkillerinden ...'in 14/10/2008 tarihinde davalı hastanede, diğer davalı kadın doğum uzmanı ...'in kontrolünde normal doğum yaptığını, doğum sırasında yapılan hatalı uygulama neticesinde sakat bir bebek dünyaya getirdiğini, davalıların kusurlu olduklarını, davacı ...'in 9 ay boyunca davalı doktor ... gözetiminde hamilelik sürecini geçirdiğini, kontrollerine aksatmadan devam ettiğini, doğum şeklinin de doktor tavsiyesi ile normal doğum olarak belirlendiğini ve beklenmedik bir durum olursa sezaryen olacağının kararlaştırıldığını, davacının 14/10/2008 günü sabahtan hastaneye yattığını, 18.00'a kadar bekletildiğini,

diğer doğumlar bittikten sonra bebeğin durumu, rahimin son durumu, çatının kontrolü yapılmadan normal doğuma hazır olup olmadığı kontrol edilmeden doğuma başlandığını ve aşırı kuvvet uygulandığını, tüm çabalara rağmen bebek gelmeyince vakum yöntemi ile bebeğin gelmesinin sağlandığını, bebeğin çatalda kalması üzerine başka bir erkek doktorun acilen duruma müdahale ettiğini ve doğumun gerçekleştiğini, doğumdan sonra davacının bebekte anormallik görmesi sonucu 15/10/2008 tarihinde film çekildiğini ve küçük ...'nın sol kolunda bir sakatlığın varlığının tespit edildiğini, çeşitli hastanelerde botoks,

fizik tedavi ve bir takım ameliyatlar olduğunu ancak durumun kalıcı sakatlık olduğunun tespit edildiğini, ayrıca küçük ...'nın doğumdan kaynaklanan %70 oranında kulakta işitme kaybının da varlığını yeni öğrendiklerini, davacı ...'ın ...'de çalıştığını, bu olay nedeniyle işini aksattığını, elinde ne varsa bu yolda harcadığını beyan ederek; tüm bu nedenlerle 21.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, davanın süresinde açılmadığını 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın zamanaşımından usulden reddine, karar verilmiş; hüküm; davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

1-Davacılar, davacı ...'in 14/10/2008 tarihinde davalı hastanede diğer davalı doktor ...'in gerçekleştirdiği doğumda, doktorun dikkatsizlik ve tedbirsizliği sonucu çocukları ... Solak'ın sol kolunda sakatlık ve işitme kaybı oluştuğunu belirterek tazminat talepli olarak eldeki davayı açmışlar , davalılar zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini dilemişlerdir.

Mahkemece; ''..davacı küçük ...'da doğum esnasında meydana geldiği iddia edilen kolundaki anomalilerin hemen doğum sonrasında tespit edildiği, uzunca bir zaman süren tedavi sonucunda anomalilerin devam ettiği, işitme kaybının da ise yeni öğrenildiği iddiasına itibar edilmediği, 6 yaşındaki çocuktaki işitme kaybının bu yaşa kadar farkedilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu..'' gerekçesiyle davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.

Dava konusu olay 14/10/2008 tarihinde gerçekleşmiştir. Dava, davalının vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırılığı olgusuna dayanmaktadır. Vekil, iş görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden değil de bu sonuca ulaşmak için yaptığı uğraşların özenle görülmemesinden sorumludur. Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır.(BK:390/11) vekil, işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, hafif kusurundan bile sorumludur.

(BK.321/1) O nedenle doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları (hafif de olsa) sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.

Doktor, hastanın zarar görmemesi için yalnız mesleki değil, genel hayat tecrübelerine göre herkese yüklenebilecek dikkat ve özeni göstermek, tıbbi çalışmalarda bulunurken bazı mesleki şartları yerine getirmek, hastanın durumuna değer vermek, tıp biliminin kurallarını gözetip uygulamak, tedaviyi her türlü ihtiyat tedbirlerini alarak yapmak zorundadır.

Doktor, ufak bir tereddüt gösteren durumlarda bu tereddüdü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve koruyucu tedbirler almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında seçim yaparken hastanın özelliklerini gözönünde tutmalı onu gereksiz risk altına sokmamalı, en emin yolu tercih etmelidir. Müvekkil durumundaki hasta, doktor olan vekilden, titiz, dikkatli ve özenli davranılmasını beklemekte haklıdır. Özen göstermeyen bir vekil, BK.

394/1 uyarınca vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır.

Vekalet sözleşmesinde vekilin hesap verme borcu vekalet sözleşmesinin kurulmasıyla birlikte doğup, işin vekil tarafından yürütülmesi sırasında ve sona ermesinde de devam etmektedir.

Uyuşmazlık, maddi tazminata ilişkin dava tarihi itibariyle dava zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı noktasındadır. Yargıtayın yerleşik uygulaması gereğince taraflar arasındaki ilişkinin vekalet sözleşmesinden kaynaklandığı hususunda duraksama yoktur. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı B.K.nun 126.(6098 sayılı T.B.K.nun 147.) maddesi gereğince vekalet sözleşmesinde zamanaşımı süresi 5yıldır.

Ne var ki taraflar arasındaki vekalet ilişkisi sonucu meydana gelen durumlar haksız fiili de içermektedir.

818 sayılı B.K.nun 60/II.maddesinde(6098 sayılı T.B.K.nun 72.m.) "....şu kadar ki, zarar ve ziyan davası, ceza kanunları mucibince müddeti daha uzun müruruzamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa, şahsi davaya da o müruruzaman tatbik olunur...." denilmek suretiyle zamanaşımı süresi için Ceza Kanununa atıfta bulunulmuş olup, anılan hükme göre tazminat davasının, ceza kanunları gereğince süresi daha uzun zamanaşımı süresine tabi cezayı gerektiren bir eylemden doğmuş olması halinde, ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağı açıktır.

Kaldı ki bu maddenin uygulanması için, ceza davasında tazminat istenmesi gerekmediği gibi, eylemi işleyen hakkında ceza davası açılmış olması ya da mahkumiyet kararı verilmiş olması da gerekli değildir. Sadece eylemin suç niteliğini taşıması yeterlidir.

Bunun yanında somut olayda, ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, kısaca, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise, artık, “gelişen durum” ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler (zarardaki değişme) söz konusu olacaktır.

Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacağı için zamanaşımı süresi bu gelişen durumun durduğunun veya ortadan kalktığının öğrenilmesiyle birlikte işlemeye başlayacaktır.

Bu durumda, davacı ... Solak'ın sol kolundaki sakatlık nedeniyle tedavilerinin halen devam ettiği ve oluşan işitme kaybının hangi tarihte kesin olarak öğrenilebileceğinin belli olmadığı, dolayısıyla gelişen bir durumun ya da müstakbel (gerçekleşecek-gelecek) bir zararın söz konusu olduğu, bu durumda, dava konusu doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren değil, zararın net olarak ortaya çıktığı tarihten itibaren zamanaşımı süresinin başlatılması gerektiği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan usuller gereği zamanaşımı itirazlarının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemyle ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/26621, K. 2019/8298, 16 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/26621
Karar No
2019/8298
Tarih
16 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/26626 K.2019/9330
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/26639 K.2019/9323
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/26688 K.2019/9302
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/26690 K.2019/9299
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/26692 K.2019/9305
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/26708 K.2019/9205

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.