KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/2727 E., 2017/12162 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Asıl dava davacısı ve birleşen dava davacıları, davalı ile imzalanan sözleşme kapsamında satın aldıkları bağımsız bölümlerin süresinde teslim edilmediğini ileri sürerek tespit edilecek kira tazminatının ayrı ayrı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, işgal tutanakları ile süresinde konutların teslim edildiğini savunarak tüm davaların ayrı ayrı reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiş, Dairemizce karar davacı .... dışındaki asıl ve birleşen davacılar yönünden tazminata konu süreler yönünden bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak verilen hüküm bu sefer asıl ve birleşen davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle bozma gereklerine uyulmasına göre yerinde olmayan davacıların bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Asıl ve birleşen davalar kira tazminatı istemine ilişkindir. Birleşen 2013/237 Esas sayılı dosyada davacı Ali Arasoğlu yönünden ilk bozma ilamı ile temyiz istemleri reddedilmekle bu davacı yönünden hüküm daha önce kesinleşmiştir. Diğer davacılar yönünden bozma sonrası verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş olup Mahkemece, asıl ve birleşen davalarda karar tarihi olan 2015 tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu madde hükmünün gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/2727, K. 2017/12162, 6 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama