İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/28448 K.2019/8367

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2016/28448Karar2019/8367Tarih16 Eylül 2019Okuma4 dk · 897 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2016/28448 E., 2019/8367 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Eylül 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

897 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının kendisinden 1 ay sonra ödemek üzere 13.400,00 TL borç aldığını, fakat günü geldiğinde ödeme yapmadığını, bunun üzerine icra takibi başlattığını, davalının haksız olarak borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının takibe vaki itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davacıdan borç para almadığını, takibe dayanak kılınan belgeyi imzalamadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kullanım ödüncü (karz) sözleşmesinden kaynaklanan alacakla ilgili olarak başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Davacı borcun dayanağı olarak "13.400,00 TL (onüçbindörtyüzTL) borcum var. 1 ay içinde ödeyeceğim." yazılı, borçlu olarak davalı ...'in, alacaklı olarak davacı ...'ün, şahit olarak dava dışı ...'ın imzasının bulunduğu 26/03/2013 tarihli, soyut borç ikrarı niteliğindeki adi yazılı senedi göstermiştir. Davalı, takibe itirazında ve cevap dilekçesinde söz konusu belgeyi imzalamadığını söylemişse de daha sonra verdiği dilekçe ile kendisine boş kağıt imzalatıldığını davacıdan işçilik alacaklarını talep edince davacının imzalı kağıdın üstünü doldurup takibe koyduğunu beyan etmiştir.

Mahkemece iki ayrı bilirkişi raporu alınmış, adli tıp ve grafoloji uzmanı bilirkişi, ... isim ve imzasının yazıldığı kalem ile metnin yazıldığı kalemlerin farklı olduğunu, yazının başlangıç yerinin kağıdın üst kenarına çok yakın olmasına rağmen metnin altındaki imzanın çok aşağıda kaldığını, aradaki boşluğun borçlu yazılarak kapatılmaya çalışıldığını, dolayısıyla davalının imzasının üst metnin tasdiki mahiyetinde olmayıp, imzanın üstünün sonradan doldurulduğunun anlaşıldığını bildirmiş, adli tıp kurumundan alınan raporda ise metin ile ... isim ve imzasının aynı kalemle yazıldığı, fakat fulaj izlerinin farklı olduğu, belgeye iddia olunduğu şekilde ilave yapıldığını gösterir nitelik ve yeterlilikte bulgu saptanamadığı belirtilmiştir.

Mahkemece, 13.400,00 TL gibi azımsanmayacak miktarda bir paranın borç olarak verildiğinin belgesi olarak dava ve talep konusu yapılan belgenin bir bütünlük arz etmemesi, başka bir kağıttan gayrimuntazam şekilde kesildiği konusunda şüphe bulunmaması, farklı kalemlerin kullanılarak düzenlenmiş olması ile bilirkişi tespitleri birlikte değerlendirildiğinde davalı yanın belgeye yönelik itirazlarına itibar edilmesi gerektiği, dolayısıyla takibe dayanak senedin alacağın ispatına yarayacak bir belge olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bilindiği üzere uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre belgedir (HMK m.199). Maddedeki belge tanımında, iki unsur önemlidir. Belge bir “bilgi taşıyıcısı”dır.

Ancak, her bilgi taşıyıcısı değil, uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli olanlar, yargılama hukuku anlamında belge sayılmıştır (hükümet gerekçesi). Tanımda belge sayılacak bilgi taşıyıcılarının bir kısmı örnek olarak sayılmış olmakla beraber, belge kavramına giren veriler bu sayılanlardan ibaret değildir. Ancak kanun belge kavramını senet kavramı yerinde kullanmamıştır. Belgenin ispat gücü onun senet olup olmamasına göre değişir.

Buna göre belge kesin delil olabileceği gibi hakim takdirinde rol oynayan bir bilgi gücünde de olabilir. Senet ise yazılı bir belgede açıklanan irade beyanıdır. Senet genel olarak kağıt üzerine yazılır. Ancak kağıttan başka malzeme örneğin (kumaş, tahta, metal, taş vb.) üzerine yazılan yazılar da senet olabilir. Senet onu düzenleyenin yani aleyhine delil teşkil edecek kişinin imzasını, mührünü ya da el ile yapılmış bir işaretini taşıması gerekir.

Senetler ispat güçlerine göre adi senet ile resmi senetler olmak üzere ikiye ayrılır. Resmi bir makam veya memurun katılımı olmaksızın düzenlenen senetlere adi senetler denir. Genel olarak taraflarca düzenlenir. Fakat taraflar senedi bir başkasına yazdırarak altını imza etmekle de yetinebilirler. HMK m.205 hükmüne göre mahkeme huzurunda ikrar olunan veya mahkemece inkar edenden sadır olduğu kabul edilen adi senetler aksi ispat edilmedikçe kesin delil sayılırlar.

Aksi miktarı ne olursa olsun tanıkla ispat edilemez (m.201).

Somut olayda davacı tarafından takibe dayanak kılınan belge, davalının aleyhine delil teşkil edecek irade beyanını içermekte olup, davalı da senetteki imzanın kendisine ait olduğunu yargılama sırasında ikrar etmiştir. Davalının senette tahrifat iddiası da yoktur.

Şu halde senedin, kenarları gayrimuntazam kesilmiş bir kağıt parçası olmasının veya üzerindeki yazıların ve imzaların farklı farklı kalemlerle yazılmış olmasının HMK m.205 vd. maddelerine göre ispat gücünü etkileyen bir yanı bulunmamaktadır. Davalı, imzasını boş kağıda attığını üstünün sonradan davacı tarafından anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia etmektedir. Senet için imza kurucu bir unsur olsa da imzanın senet metninden önce atılması mümkündür.

Bu durumda beyaza (açığa) imzadan söz edilir. Beyaza imza atan kişi, senedin anlaşmaya aykırı olarak kendi zararına doldurulabileceğini genel hayat tecrübesiyle bilmesi gerekir. Buna rağmen açığa imza atmış olmakla kendisinden beklenen dikkat ve ihtimamı sarf etmediğinden hukukun himayesinden yararlanamaz. İspat yükü iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkartan tarafa ait olduğuna göre bu hususu davalının ispat etmesi gerekir (HMK m.190/1).

Ancak böyle bir iddia ile senedin hüküm ve kuvveti azalacağından Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK'nun 201. maddesi çerçevesinde bu iddia sadece kesin delille ispat edilebilir. Hukukun amacının maddi gerçeğe ulaşmak olduğu şüphesizdir.

Ne var ki, bu amacın sağlanmasında hâkimin izleyeceği yol kanun koyucu tarafından sübjektiflikten olabildiğince uzaklaşmış usul hükümleri ile çizilmiş olup, aksi düşünce ile verilecek kararlar uygulayıcı elinde değişkenlik göstererek hukuk güvenliğini ortadan kaldıracaktır.

Şu halde beyaza imza iddiasının ispat yükü davalıya ait olduğu ve yazılı delille ispatı gerektiği halde mahkemece bu husus göz ardı edilerek, yazılı nedenlerle senedin ispata elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/28448, K. 2019/8367, 16 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/28448
Karar No
2019/8367
Tarih
16 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/28466 K.2019/8426
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/28605 K.2019/16353
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/28775 K.2019/16108
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/28776 K.2019/16109
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/28777 K.2019/16110
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2016/28838 K.2019/15702

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.