KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/29390 E., 2019/12847 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... Otelleri'nin ve Ortaköy semtinde bulunan tarihi ... ... Yalısı'nın işletmecisi olduğunu, davalı ile arasında ziyafet sözleşmesi imzalanarak 26.10.2013 tarihinde ... ... ...
Yalısında gerçekleşecek düğün yemeği hizmetinin verilmesi için 52.068,19-Euro bedel karşılığı anlaştıklarını, sözleşmenin özel şartları başlıklı 5. maddesinin iptal koşullarını düzenleyen bölümün (c) fıkrasında, organizasyon tarihinden 119-60 gün arasında iptal yapıldığı takdirde, toplam tutarın %50’sinin cezai müeyyide olarak fatura edileceğinin belirtildiğini ve bu hükmün davalı yanca da kabul edildiğini, davalının 23 Ağustos 2013 tarihinde, evlilik düşüncesini sonlandırmaları nedeniyle organizasyon gününün başka bir çifte verilmesini belirten bir e-posta göndererek düğün yemeği organizasyonunu iptal ettiğini,
sözleşmenin 5. maddesine göre davalının organizasyon bedelinin % 50'si olan 26.034,10-Euro'yu ödemesi gerektiğini, sözleşmenin organizasyonun yapılacağı tarihten 63 gün önce feshedilmesinden dolayı bu günü başka bir müşteriye satmanın da mümkün olmadığını, davalının sözleşmeye göre ödemesi gereken tutarı ödeyeceğini belirtip oyaladığını ancak hiç bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine ...
14. İcra Müdürlüğü'nün 2013/22631 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin işleyecek yıllık %9'dan az olmamak üzere yabancı paraya uygulanan en yüksek banka mevduat faizi işletilerek devamına, davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, cevap vermemiştir. Mahkemece, davacının açtığı itirazın iptali davasının reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalının aralarında imzalanan sözleşmeden cayması nedeniyle sözleşmede belirtilen cezai şartın ödenmesi için başlatılan takibe itirazın iptalini istemiş, davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalının 26.10.2013 tarihinde yapmayı planladığı düğün için davacıya ait otelde ziyafet vermek amacıyla sözleşme imzaladığı, sözleşmenin kurulma safhasında taraflar arasında elektronik posta üzerinden bir kaç defa yazışma yapılarak mutabakat sağlandığı, düğüne 63 gün kala davalının nişanın bozulması nedeniyle sözleşmenin iptalini istediği, sözleşme metninin önceden hazırlandığı, davalı tüketicinin şablon sözleşmeyi imzaladığı, yazı büyüklüğü ve şekil itibariyle sözleşmenin tüketici mevzuatına aykırı olduğu,
sözleşmenin 5. maddesinde, düğüne 4 ay ile 2 ay arasında bir süre kalmış iken davalının herhangi bir nedenle iptal durumunda %50 cezai şart ödemesi hükmü mevcut ise de, davacının iptal edilen bu düğün sebebiyle yaptığı masrafı gösterir herhangi bir belge sunmadığı, sadece sözleşmedeki bu hükme dayandığı, düğünün iptali dolayısıyla davacının müspet yönde uğradığı bir zararının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sözleşme e-mail üzerinde yapılan yazışma sonucu kurulmuştur.
Sözleşmenin kurulduğu tarihte yürürlükte olan 4077 sayılı TKHK'nun 9/A. maddesinde “Mesafeli sözleşmeler; yazılı, görsel, telefon ve elektronik ortamda veya diğer iletişim araçları kullanılarak ve tüketicilerle karşı karşıya gelinmeksizin yapılan ve malın veya hizmetin tüketiciye anında veya sonradan teslimi veya ifası kararlaştırılan sözleşmelerdir.”şeklinde tanımlandığı ve sözleşmenin davacının da kabulünde olduğu üzere 16.08.2013 tarihinde kurulduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu olay tarihinde yürürlükte olan Mesafeli sözleşmelere dair yönetmeliğin cayma hakkını düzenleyen 7. maddesinde “Mesafeli sözleşmelerde tüketici, yedi gün içerisinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir.
Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin bu süre içinde yazılı olarak veya bir sürekli veri taşıyıcısıyla bildirilmesi yeterlidir.” şeklinde yer alan düzenlemeye göre davalının cezai şart ödemeksizin 7 günlük süre için cayma hakkını kullanabileceği, o halde mahkemece, davacının 23.08.2013 tarihinde e-mail üzerinden davacıya bildirimde bulunarak 7 günlük süre içinde sözleşmeden caymış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/son maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/29390, K. 2019/12847, 19 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama