KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/29748 E., 2020/233 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı ile davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 2008 yılında yapılan 100 kişi ile 6 kalem hastane otelcilik hizmet alım ihalesi sonucu davalıya bağlı ...
Yüksek Eğitim ve Araştırma hastanesi arasında 31.12.2008 tarihinde 3 yıllık (2009-2010-2011) sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 15. maddesi ile yapılan işler için ayrıca fiyat farkı verileceğinin kararlaştırıldığını, yine aynı maddenin uygulama esasları başlığını taşıyan kısmında fiyat farkına dair esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamayacağı ve yükleniciye yıllık TFE-TÜFE oranları üzerinden fiyat farkı verileceğinin belirlendiğini,
2009 ve 2010 yıllarına ait fiyat farkının ödenmesine rağmen 2011 yılına ilişkin fiyat farkı taleplerinin davalı tarafından haksız olarak reddedildiğini ileri sürerek 248.122,00 TL fiyat farkı alacağının 31/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 169.028,40 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca davalılar harçtan muaf tutulması gerekirken harçtan sorumlu tutularak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/29748, K. 2020/233, 16 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama