KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/30585 E., 2017/9759 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 26/10/2014 tarihinde 06214 nolu 18.170,00-TL bedelli 38 ay vadeli devre mülk satış vaadi sözleşmesi imzalandığı, şimdiye kadar 4.520,00 TL ödeme yaptığını, devre mülk hakkını kullanmadığını ve 05/05/2015 tarihinde cayma hakkını kullandığını belirterek sözleşmenin iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kalmak kaydıyla 1.000,00-TL'nin iadesine karar verilmesini talep etmiş, 04.11.2015 tarihli celsede ıslah beyanında bulunarak toplamda 4.830,00 TL nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, cevap vermemiştir.
Mahkemece, Davanın KABULÜ İLE 1.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 3.830,00-TL' nin 04/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme, davacının talebi sözleşmenin iptali ve ödenen toplam 4.830,00 TL iadesi olmasına rağmen davanın kabulüne davalıdan 1.000,00 TL nin dava tarihinden, 3.830,00 TL nin 04.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar vermiş; ancak sözleşmenin iptaline yönelik olumlu ya da olumsuz hüküm kurmamıştır. 6100 sayılı yasanın 297/2. maddesi gereğince tüm talepler hakkında hüküm oluşturulması gerekirken sözleşmenin iptaline yönelik olumlu veya olumsuz karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının tüm ve davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/30585, K. 2017/9759, 19 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama