KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/3073 E., 2018/9839 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketten olan alacağının tahsili amacıyla ...
1.İcra Müdürlüğü'nün 2013/2426 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalı şirket tarafından 17/06/2013 tarihli dilekçe ile takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, borçlu davalı şirketin her ne kadar böyle bir borçları olmadığını iddia etmekte ise de icra dosyasında takibe konu belgelerin ne suretle elinde bulunduğuna dair bir açıklama getirilmediğini, her ne kadar çekleri ibraz süresi içinde bankaya ibraz etmemişse de davalı borçlu şirket nezdinde haksız ve sebepsiz bir zenginleşmenin olduğunun açık olduğunu,
davalı borçlunun ödeme yapacağını söylemesi üzerine şirketin banka nezdinde itibarının zedelenmemesi için süresinde ibraz edilmediğini, ödenmeyince ilamsız takip başlatıldığını, ispat yükü kendisinde olan davalının borcun ne şekilde sona erdiğini ispat etmesi gerektiğini beyan ederek, davalının haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazının iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafça temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ancak davalı tarafın vekalet ücreti istemi yönünden,''Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacdan alınarak davalıya verilmesine'' şeklinde hüküm kurulmuştur.
Davanın reddine karar verildiğine göre bu davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre reddedilen dava değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davaLı lehine 10.514,52 TL nisbi vekalet ücretinin takdiri şeklinde hükmün HUMK'nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/3073, K. 2018/9839, 22 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama