KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/3242 E., 2017/10002 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı mobilyacıdan salon takımı aldığını, 2-3 hafta sonra koltukların yan taraflarında çökmeler ve ayrılmalar olduğunu, davalıyı birçok kez aradığını, ancak servis hizmeti alamadığını, keşide edilen ihtarnamenin de sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, 3000,00 TL ürün bedeli ile 64,69 TL ihtarname masrafının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, ürünün gizli ayıplı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, ürün bedeli olan 3000,00 TL'nin tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2015 tarihinden itibaren 2.080,00 TL. ye çıkarılmıştır.
Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir.
Davacı, mahkeme masrafı ve noter masrafına ilişkin 774 TL yönünden temyiz talebinde bulunmuş olup, temyiz edilen bu miktar, karar tarihi itibariyle 2.080,00 TL.yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2.fıkrası gereğince davacının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle, miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin, davacının, temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalının temyizi yönünden ise; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/3242, K. 2017/10002, 20 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama