KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/3689 E., 2018/521 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketin anlaşmalı firmalardan aldığı indirimlerden üyelerini yararlandırmak üzere faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davalı banka hesabına 4.422,00 TL yatırarak üye olduğunu, aradan uzun süre geçmesine rağmen davalı şirketin üzerine düşen edimlerini yerine getirmediğini, indirimlerden yararlanmadığını ve alışveriş çeklerinin gelmediğini tüm bu nedenlerle üyeliğinin iptal edilmesini ve 4.422,00 TL üyelik ücretinin 11.01.2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile taraflar arasında sözleşmenin iptaline, sözleşme uyarınca davacı tarafından yatırılan 4.422,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ve davacı yararına 1.500,00 TL vekalet ücreti takdir edilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, davada vekille temsil edilmediği halde davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki; yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/3689, K. 2018/521, 23 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama