KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/4780 E., 2018/4521 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
601 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca, davalı-... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı kooperatif ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi, davalılardan ... ile gayrimenkul satış ve emlak komisyonculuğu sözleşmesi yaptığını, diğer davalı ...'ın da sözleşmede müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, sözleşme gereği 250.000,00 TL'yi davalı ...'in hesabına yatırıldığını, sözleşmenin 5. maddesinde emlak komisyon ücretinin iade edileceğinin yazılı olduğunu, söz konusu sözleşme taşınmaz satış vaadini içerdiğinden geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşme gereği alınanların sebepsiz zenginleşme kurallarına göre iadesi gerektiğini, söz konusu paranın iade edilmemesi nedeni ile davalılar hakkında başlattıkları takibin davalıların haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı ...'a yönelik davanın reddine, davalı ...'e yönelik davanın kısmen kabulü ile davalının 32. İcra Müdürlüğünün 2013/17168 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 250.000,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiz ile devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı ... tarafından süresi içinde verilen temyiz dilekçesinde harç ve masrafların eksik yatırılmış olması nedeniyle HUMK. 434/3. maddesi uyarınca davalıya 7 günlük kesin süre içerisinde eksik temyiz giderleri ile temyiz harcının yatırması için çıkartılan muhtıra, davalı tarafa 16.12.2015 gününde tebliğ edilmiş olmasına rağmen muhtıranın gereği yerine getirilmemiştir. Bu halde, HUMK 434/3 maddesinin "verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme kararının temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilir." hükmü gereği davalı ...'in temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3-İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek konumda bulunması nedeniyle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, davacının bu istemi hakkında kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/4780, K. 2018/4521, 12 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama