İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/5061 K.2016/13010

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli…

Esas2016/5061Karar2016/13010Tarih12 Mayıs 2016Okuma5 dk · 1.037 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2016/5061 E., 2016/13010 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Mayıs 2016
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.037 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacı Asil ... ile davalı davalı ...Ş. vekili avukat Aykut Sadıkoğlu'nun gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı bankanın merkez ve Serbest Bölge şubelerinin gecikmiş alacaklarının tahsili amacıyla vekalet hizmeti vermek üzere 2006 yılında davalı banka ile avukatlık sözleşmesi akdedildiğini, davalı bankaca vekillik görevi süresinde 5 adet vekaletname gönderildiğini, vekaletname ilişkisi süresince davalı banka tarafından 74 adet kredi kartı alacağı dosyası ile 16 adet bireysel kredi alacağı dosyasının teslim edildiğini ve davalı banka lehine sonuçlandırıldığını,

ayrıca 28 adet kredi kartı borçlusu ile 7 adet bireysel kredi borçlusu olmak üzere toplam 35 borçlu hakkında mal beyanında bulunmama sebebiyle icra mahkemelerine şikayette bulunulduğunu, davalı banka tarafından 04.12.2007 tarihli bir yazı ile hiç bir geçerli sebep yok iken uhdesinde bulunan bireysel kredi dosyaları hariç, kredi kartı alacağına konu takip dosyalarının tamamının iadesi talep edildiğini, bunun üzerine 07.12.2007 tarihli üst yazısı ile avukatlık kanunundan doğan ücreti vekalet hakları saklı kalmak kaydı ile 63 adet kredi kartı alacağına konu dosya,

1 adet itirazın iptali dosyası ile 28 adet...dosyasına ilişkin evrakın tamamı davalı borçlu bankanın şubesine teslim edildiğini, davalı banka 2008 yılının Mayıs ayının başında telefonla arayarak uhdesinde kalan son dosyalarının da iadesini talep ettiğini, daha önce teslim alınan kredi kartlarına konu takip dosyalarından doğan ücretin ödenmeyeceğini, bireysel kredi dosyalarından da sadece 6.110,93 TL'si ödenebileceği başka bir ödeme yapılamayacağını bildirdiklerinden bunun üzerine davalı banka aleyhine 1.icra müdürlüğünün 2008/9284 takip sayılı dosyası ile takibe başladığını ve davalı bankanın takibe itiraz ettiğini,

davanın kabulü ile toplam 53.566,98 TL lik vekalet ücreti alacağının şimdilik 7.100,00 TL lik kısmına yönelik itirazın iptaline, davalı borçlu banka aleyhine % 40 tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiş ve birleşen dosya ile davacı vekalet ücretine ilişkin 24.486,52 tl alacağının tahsilini istemiştir.

Davalı ise, davacının sunması gereken raporları tam ve eksiksiz olarak zamanında sunmadığını, haklı istifa olmadığını da belirterek davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, Ana dosyada davanın esastan ve birleşik 1 Asliye Hukuk Mah.2011/ 708 esas sayılı dosyasında açılan davanın hak düşürücü süre yönünden REDDİNE, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.

1-Davacı, davalı bankanın vekili olarak takip ettiği dosyalara ilişkin dosyaların iadesi istenerek el çektirilmesi nedeni ile vekillik görevinden istifa ettiğini ileri sürerek, vekalet ücretine konu alacağın tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacının istifasının haklı sebebe dayanmaması nedeniyle ücret talep edemeyeceğini savunmuştur.

Borçlar Kanunu’nun 512. maddesine göre, vekillikten istifa her zaman mümkün olup, bu istifa vekalet ilişkisini ileriye doğru sona erdiren bozucu ve yenilik doğuran bir işlemdir. Ancak istifa haklı değil ve müvekkil de bu nedenle zarara uğramışsa, vekil bu zarardan sorumludur. Avukatlık Kanunu’nda ise haksız istifa halinde, vekil yönünden Borçlar Kanunu’ndaki aynı konuya ilişkin düzenlemelere göre daha ağır bir sorumluluk esası getirilmiştir.

Gerçekten de, Avukatlık Kanunu’nun 174/1 maddesinde “üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat ücret talebinde bulunamaz.” hükmü mevcut olup, bu hükümle, vekaletten haklı bir neden olmadan istifa eden avukatın, Borçlar Kanunu’ndaki vekalet akdine ilişkin genel düzenlemelerden farklı olarak, herhangi bir zarar şartı olmadan da müvekkile karşı sorumlu tutulduğu görülmektedir.

Anılan düzenlemeye göre, haksız olarak işi bırakan, vekaletten istifa eden avukat, ücrete hak kazanamadığı gibi, aksine bir hüküm mevcut değilse aldığı peşin ücretleri, kullanmadığı masraf avanslarını da iş sahibine iade etmek zorundadır.

Avukatlık Kanunu’nun 171/1 maddesinde düzenlenen “Avukat üzerine aldığı işi kanun hükümlerine göre ve yazılı sözleşme olmasa bile sonuna kadar takip eder.” ve “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi”nin 2. maddesinde düzenlenen “...avukatlık ücreti, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır.” hükümleri gereğince de avukat, aksine sözleşme yoksa, işi sonuna kadar takip edip sonuçlandırmadan ücretini talep edemez. (Bkz.

Aynı doğrultuda HGK. 23.3.1983 4/562-156. HGK. 3.7.1987 3/92-599. 13. HD. 2005/15433 E. 2008/3694 K.. 13. HD.2008/6280 E. 2008/11580 K.) Ancak haksız azil halinde olduğu gibi, avukatın haklı olarak vekillikten istifa etmesi halinde de, işe devam etme olanağı mevcut olmadığından, avukat, haklı istifa tarihi itibariyle muaccel olan vekalet ücreti alacağının ödetilmesini talep edebilir.

Öte yandan, vekalet ilişkisi bir bütün olup, vekaletten azil gibi, istifa da, taraflar arasındaki tüm dava ve takiplere sirayet eder. Zira, azil ve istifa ile birlikte vekalet akdinin en önemli unsurlarından olan “güven ilişkisi” de sona ermektedir.

Bu açıklamalardan sonra dava konusu olaya bakacak olursak; hükme esas alınan bilirkişi raporunda haklı istifanın söz konusu olmadığını, bankaların bazı dosyaları başka avukatlara vererek el çektirilmesinin olağan olduğunu belirtmiştir. Mahkemece haklı istifa olmadığından asıl davanın esastan reddine, birleşen dosyanın ise ise hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.

Oysa ki davalı tarafından davacıya gönderilen yazılarda herhangi bir açıklamaya yer verilmeden dosyalar istenmiş ve davacının dosyalardaki vekalet ücreti alacağının tahsili engellenmiştir. Nitekim aynı doğrultuda olan bilirkişi raporlarında dava dilekçesinde belirtilen tüm dosyalar yönünden vekalet ücreti hesabı yapılmış, davacı vekilin görevini gereği gibi yerine getirdiği, istifasının haklı olduğu açıklanmıştır.

Bu durumda mahkemece, davacının istifa tarihi itibariyle vekalet ücreti alacağının taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümlerine göre tespiti için bilirkişiden ek rapor yada yeni bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılarak davacıya yapılan ödemelerle karşılaştırılmak suretiyle sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

2-Mahkemece, birleşen dosyanın itirazın iptali davasının İİK'nın 67/1 maddesi uyrınca 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26/1.maddesine göre; “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” Somut olayda davacı; dava dilekçesinde 24.486,52 TL alacağın tahsilini istemiş olup, mahkemece emredici nitelikteki anılan yasa maddesi hükmüne aykırı olarak, itirazın iptali davasının hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine yönelik karar verilmiştir. Sözü edilen yasa maddesi uyarınca, mahkemenin talepten başka bir şeye karar vermesi mümkün bulunmamaktadır. O halde mahkemece, değinilen bu yön göz önünde bulundurularak işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte ve ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 12/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/5061, K. 2016/13010, 12 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/5061
Karar No
2016/13010
Tarih
12 Mayıs 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2016/5061 K.2016/7026
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2016/5061 K.2016/5577
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/5061 K.2016/5589
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/5062 K.2016/9871
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/5062 K.2016/5590
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2016/5062 K.2016/7018

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.