KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/5853 E., 2017/8386 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ..., İhbar Olunan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekili avukat ... ... ile davacı vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan ... ...’de bulunan ahşap nitelikli evi 3.000.000,00 TL bedelle 09/02/2010 tarihinde satın aldığını, evde yaptırmak istediği tadilat sırasında teknik ekip tarafından taşınmazın yıkılma tehlikesinin bulunduğunun ve teknik standartaların altında yapılan evin güçlendirilmesi gerektiğinin bildirildiğini ileri sürerek, gizli ayıplı olarak satılan evin satış bedelinden şimdilik 200.000,00 TL'nin, son ödemenin yapıldığı 10/06/2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ayrıca binadan yararlanılamayan süre nedeni ile yoksun kalınan kar olarak 30.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikta davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile ayıplı mal needeni ile semen tenzilinden kaynaklanan 200.000,00 TL alacağın son ödemenin yapıldığı 10/06/2010 tarihinden itibaren, yoksun kalınan kar karşılığı 20.000,00 TL maddi tazminatın ise dava tarihi olan 26/05/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dava tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürmemiştir. Bu durumda davalının 200.000,00 TL semen tenzili yönünden dava tarihinden itibaren temerrüde düştüğünün kabulü gerekeceğinden, mahkemece son ödemenin yapıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.' nun438/7. maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/5853, K. 2017/8386, 20 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama