KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/8098 E., 2018/11305 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket ile 22.3.2011 tarihinde imzalanan satış sözleşmesi ile 80.000,00 TL bedel ödeyerek satın aldığı traktörün sürekli arızalanması nedeniyle istediği verimi alamadığını ileri sürerek satış sözleşmesinin iptali ile satış bedeli olarak 80.000,00 TL’den şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalıdan satın aldığı traktörün ayıplı olduğunu ileri sürerek satış sözleşmesinin iptali ve ödediği bedelin tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/3 fıkrası uyarınca dava tarihi (28.5.2014) itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, somut olay, taraflar arasındaki traktör alım satımına bağlı ayıptan kaynaklanmaktadır.
Davacı tacir olmadığı gibi eldeki davada Ticaret Kanununda düzenlenen mutlak ticari davalardan değildir. Hal böyle olunca davaya bakmaya Ticaret mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.
Bu durumda mahkemece, Asliye Hukuk mahkemesine sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, Ticaret Mahkemeleri’nin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/8098, K. 2018/11305, 26 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama