KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/8510 E., 2018/10701 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 13.05.2014 tarihinde davalı firmadan ... model telefon aldığını, telefonun arızalı olduğunu ileri sürerek; telefonun arızasının giderilmesine, aksi taktirde tarafına yeni bir telefon verilmesine ya da telefon bedelinin tarafına iadesine karar verilmesini istemiş, 10.12.2015 tarihli duruşmada ise talebinin bedel iadesine yönelik olduğunu belirtmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne, 2.199,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ürünün ödeme sırasında davalıya teslimine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68.maddesine göre, 2015 yılı için "Değeri iki bin iki yüz Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin üç yüz Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyük şehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin iki yüz Türk Lirası ile üç bin üç yüz Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur.
Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz". Bu madde uyarınca değeri iki bin iki yüz Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin üç yüz Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyük şehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin iki yüz Türk Lirası ile üç bin üç yüz Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur.
Bu husus dava şartı olup, Tüketici Mahkemelerince re'sen dikkate alınması gerekir. Hal böyle olunca da mahkemece, uyuşmazlığın esasına girilmeksizin dava dilekçesinin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece; davanın esasına girilerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/8510, K. 2018/10701, 14 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama