KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/9096 E., 2017/8746 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... Motorlu Araçlar A.Ş. vekili avukat... ile davacı vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan sıfır araç aldığını, satın aldıktan 15 gün sonra şanzımandan sesler gelmeye başladığını, tamir yapılmasına rağmen arızanın devam ettiğini ileri sürerek, fatura bedeli olan 55.174,61 TL’nin ihtar tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile aracın iadesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, ayıplı aracın iadesi ile fatura bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece dilekçelerin teatisi aşamasında davacının talebi ile davalı tarafa haber verilmeksizin keşif yapılarak bilirkişiden rapor alınmış, davalı ise yokluklarında yapılan keşfe ve aldırılan rapora savunma hakkını kısıtlayacağı iddiası ile itiraz ettiği gibi maldan sürekli yararlanamanın olmadığını, tamirle aracın onarıldığını, imlattan kaynaklı açık ve gizli ayıp bulunmadığını, aracın kazası ve takyidatı bulunup bulunmadığının belirlenmediğini, raporun bu hali ile yetersiz olup bilirkişinin de teknik bilgiden yoksun olduğunu savunarak rapora itiraz etmiştir.
Mahkemece raporun hüküm kurmaya yeterli olduğu kabul edilerek rapora itibarla davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki HMK’nın 288/2 maddesinde keşif kararının mahkemece sözlü yargılamaya kadar taraflardan birinin talebi üzerine veya re'sen alınacağı, 290/1 maddesinde keşfin yeri ve zamanının mahkeme tarafından tespit edileceği keşif taraflar hazır iseler huzurlarında, aksi takdirde yokluklarında yapılacağı gösterilmiştir.
Ancak, eldeki davada mahkemece yukarıda açıklanan yasa hükümlerine uygun şekilde bir keşif günü belirlenmeksizin davalının yokluğunda keşif yapılıp rapor aldırılması davalının Anayasa ile de güvence altına alınan savunma hakkını kısıtlar nitelikte ve hukuka aykırı olduğu gibi, uyuşmazlığın niteliğine göre tek kişiden oluşan bilirkişiden rapor alınması da hatalıdır.
Hal böyle olunca, mahkemece gerekli görüldüğü takdirde tarafların huzuru ile araç üzerinde keşfen inceleme yapılarak, rapor düzenlemeye ehil ve donanımlı bir Üniversiteden, aralarında dava konusu otomotiv alanında uzmanlığı bulunan, akademik kariyere sahip 3 kişilik bilirkişi kurulundan, davalının itirazlarını da karşılayacak mahiyette, nedenlerini açıklayıcı, taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönler göz ardı edilerek,
davalının yokluğunda keşif yapılmak suretiyle tek bir bilirkişiden alınan yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalı tarafın sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/9096, K. 2017/8746, 28 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama