KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2017/3512 E., 2019/495 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı, davacılar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... Yatırım A.Ş. vekili avukat ... ile davacılar vekili avukat ...in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, 18.05.2007 tarihli satış vaadi sözleşmesiyle yarı yarıya hisseli olarak davalı tarafından inşa edilen ... Vadi Projesi'nden bir villa satın aldıklarını, projesinde yer aldığı halde evin girişinden ve terasından yüzme havuzuna merdiven yapılmadığını, evin etrafına yapılması güvenlik açısından zorunlu olan istinat duvarının yapılmadığını, teknik şartnamede yazılı olduğu halde diyofon sistemi de kurulmadığını, bu işleri kendilerinin yapmak zorunda kaldıklarını, yapılan masrafların davalıdan 131.704,97 TL olarak faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, dava konusu yapılması gerektiği iddia edilen işlerle ilgili davacıya vermiş olduğu bir taahhüdün bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, konut satışından kaynaklı ayıplı ifa nedeniyle doğan alacak talebine ilişkindir. Davacı, davalılar tarafından yapılması zorunlu olan istinat duvarını kendisinin yaptırmak zorunda kaldığını beyanla dosyaya sunduğu masrafa ilişkin faturalara göre alacak talebinde bulunmuş, davalı istinat duvarı yapmak mecburiyetinde olmadığını, böyle bir taahhütleri olmadığını, davacının havuz alanında yaptığı değişiklikler nedeniyle arazinin daha çok eğim kazandığını savunmuştur.
Mahkemece, bozma doğrultusunda önceki alınan raporla tespit raporu arasındaki çelişkiyi giderir şekilde yeniden bir rapor alınmış, bu rapor ve tespit raporuna göre istinat duvarı yapım işinin davalının sorumluluğunda olduğunu kabul ederek bilirkişi raporunda belirlenen miktara göre davanın bu talep yönünden de kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak alınan bilirkişi raporunda her hangi bir hesaplamaya gidilmeden tespit raporunda istinat duvarı için belirlenen maliyet doğru kabul edilmiş, davacının sunduğu fatura tutarının fahiş olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. Ancak raporlarda maliyete ilişkin yapılan hesaplamanın neye göre yapıldığı, piyasa değerlerinin dikkate alınıp alınmadığı anlaşılamadığı gibi, davacının sunduğu faturadaki tutarların hangi kritere göre fahiş olarak değerlendirildiği de açıklanmamıştır.
Fatura bedeli ile raporda belirlenen maliyet arasında fahiş fark olduğu da gözetildiğinde, bahsedilen hususları açıklayıcı şekilde bir ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/3512, K. 2019/495, 23 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama