KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2017/3810 E., 2020/138 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı alacaklı tarafından borçlusu hakkında başlatılan icra takibinde haczedilen ve kendisine yediemin olarak teslim edilen mallar hakkında haciz işleminin düşmesine karar verildiğini, haczedilen mallarla ilgili tarafına yedieminlik ücretinin ödenmemesi nedeniyle davalı alacaklı hakkında yedieminlik ücretinin tahsili amacıyla başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini belirterek,
davalının itirazının iptali ile fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 3.300,00 TL asıl alacağın şimdilik 500,00 TL'lik kısmı için tüm fer'ileriyle birlikte tahsil olunmak üzere takibin devamına, borçlu aleyhine %40'dan az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini istemiş, 21/03/2012 tarihli dilekçesi ile asıl alacak yönünden talebini 3.319,50 TL’ye ıslah etmiştir.
Davalı, İcra İflas Kanunu m. 88’e göre mallar üzerindeki haciz düştükten sonra davacının malların icra dairesine süre verip malların alınmasını istemesi gerektiğini, yine davacının peşin ücretini almadan malları kabul ettiğini, alacağını artık malları sattırmak suretiyle alabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, açılan davanın 3.300,00 TL asıl alacak yönünden kabulü ile davalı tarafın ... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2011/922 esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın belirtilen miktar yönünden iptaline, takibin devamına, davacı tarafın esasa ilişkin bakiye istemleriyle icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, davalı tarafın icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiş, kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine 900,00-TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesine göre; “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7'nci maddenin ikinci fıkrası, 9'uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” düzenlemesi yer almaktadır.
Buna göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği davalı yararına vekalet ücretine hükmedilerken, hükmedilen bu ücretin reddedilen kısım olan 19,50 TL'yi geçemeyeceği değerlendirilmeden 900,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK'nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/3810, K. 2020/138, 14 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama