KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2017/65 E., 2018/10451 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı ... Ltd. Şti. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, aralarında akdedilen sözleşmeler neticesinde güvenlik işlerini ihale yoluyla davalı firmaların üstlendiklerini, davalı firma işçilerinden ... tarafından iş akdinin haksız feshedildiği gerekçesiyle aleyhlerine ... 10. İş Mahkemesi’ne dava açıldığını, bu davada hüküm altına alınan alacağın tahsili için ... 8. İcra Müdürlüğü’nün 2013/14894 Esas sayısında başlatılan icra takibi kapsamında 06.11.2013 tarihinde 13.971,86-TL ödeme yapıldığını, ödenen toplam 13.971,86-TL alacağın fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan sorumlulukları oranında rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne; 1.209,27 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, 5.328,37 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..... Ltd şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı ... Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, yapmış olduğu hizmet alım ihalelerinin, davalılar tarafından üstlenildiğini, ihale şartnamesine göre, davalı yüklenicilerin çalıştırdığı işçilerin iş hukukundan doğan her türlü işçilik hakları ile ilgili tazminatlarından sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış olup, dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsili için açtığı dava sonunda hesaplanan tazminatın eldeki davanın tarafı olan davacıdan tahsiline karar verildiği ve icra takibi sonunda da, davacı tarafından ödendiği ihtilafsızdır.
Dava, asıl işveren davacı valiliğe karşı, davalı şirketler tarafından çalıştırılan işçinin açmış olduğu dava sonrasında ödemek zorunda kaldıkları kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacağının rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, valilik tarafından ödenen işçilik alacağından davalıların, asıl işveren davacı ile birlikte yarı oranda sorumlu olduğunun kabulü ile hüküm kurulmuştur.
Oysa ki davalılar ile valilik arasında imzalanan hizmet alımları tip sözleşmesinin eki olan teknik şartnamenin 7.23. maddesinde “ayrılan personelin iş mevzuatı ile ilgili hakları yüklenicinin sorumluluğundadır” şeklinde hükmün mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
O halde davalıların kendi ihale döneminde doğmuş olan kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücretinin tamamından sorumlu olduğunun kabulü gerekirken, mahkemece açıklanan bu husus göz ardı edilerek yarı oranda sorumluluk esasının kabul edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/65, K. 2018/10451, 8 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama