KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2017/899 E., 2018/10266 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2018
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
MAHKEMESİ ...1. Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi-menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket ile arasında internetten canlı ders izlemek amacıyla kapıdan satış sözleşmesi imzalandığını, verilen şifrenin 10. günden sonra kullanılamaz hale geldiğini sözleşmeden caydığını davalı firmaya bildirdiğini ileri sürerek, sözleşmenin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı yanca, ayıp ihbarında bulunmadığını cayma hakkının süresinde kullanmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı elde ki davada İnternetten canlı ders izlemek amacıyla sözleşme yapıldığını ancak şifrenin 10. günden sonra kullanılamaz hale geldiğini ileri sürerek, sözleşmenin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının ayıbı fark eder etmez makul süre içerisinde ihtarname çektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda, talep edilen hususla ilgili “açık ayıp” ve “gizli ayıp” ayrımının ayrıntılı ve açık bir şekilde yapılmamıştır. Yine bilirkişi raporunda davacının iddia ettiği şekilde bir ayıbın mevcut olup olmadığı yani sisteme giriş yapılıp yapılmadığı hususunda bir değerlendirme de yapılmamıştır. Hal böyle olunca, mahkemece, öncelikle davacının ileri sürdüğü hususlara ilişkin “açık ayıp” ve “gizli ayıp” değerlendirilmesi yapılıp, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı hususu da araştırılarak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken bu konuda gerekli inceleme ve araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/899, K. 2018/10266, 5 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama