KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2018/119 E., 2018/800 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kurum tarafından kurum müfettişleri tarafından yürütülen soruşturma sonucunda kuruma fatura edilen bir kısım reçetelerdeki imzaların hasta veya yakınına ait olmaması, hastaların reçetede adı yazan doktora muayene olmaya gitmedikleri halde doktor tarafından düzenlenen reçetelerdeki ilaçları karşılayarak doktorla işbirliği yaparak kurumun zarara uğratıldığı gerekçesiyle 4.12.2013 tarihli yazıyla 2012 protokolünün ilgili maddeleri gereğince 167.057,40 TL cezai şart ve reçete bedellerinin tahsiline yönelik işlem uygulandığını, ileri sürülen hususların gerçeği yansıtmadığını,
reçetelerin şeklen geçerli bir reçete olması nedeniyle içeriğini denetleme imkanına sahip olmadığını, reçeteyi yazan doktorla işbirliği içerisinde olunduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığını ileri sürerek davalı kurum tarafından haksız olarak tesis edilen cezai şart ve reçete bedellerinin tahsiline yönelik tesis edilen işlemin iptali ile borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı kurum tarafından tesis edilen cezai şart ve reçete bedellerinin tahsiline yönelik işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi bozmayı gerektirir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2018/119, K. 2018/800, 25 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama