KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2018/2103 E., 2018/7137 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kurum ile imzalanan proje danışmanlığı sözleşmesi gereğince üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla ... 18. İcra Müdürlüğünün 2010/17097 e. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, takibin yapıldığı yer icra müdürlüğünün yetkisiz olduğunu, icra takibinin borçlunun ikametgahı olan ... da yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, İcra Dairesinin yetkisiz olmasından dolayı davanın usulden reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Takip ve dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan HUMK'nun 9. maddesi (HMK.md.6) hükmü uyarınca kural olarak yasada aksine hüküm bulunmadıkça davanın açıldığı tarihte davalının ikametgahı sayılan yer mahkemesi yetkili ise de, davacının istemi proje danışmanlık hizmet sözleşmesinden kaynaklanan para alacağı olduğuna göre eski B.K.’nun 73 (yeni TBK 89.) maddesi gereğince para borcu alacaklıya götürülerek ödenmesi gereken borçlardan olduğundan davacının ikametgahı mahkemesi de yetkilidir.
Davacının ikametgahı ... olup, borcun götürülecek borçlardan olması nedeniyle ... Mahkemeleri ve İcra Daireleri de yetkilidir. O halde, mahkemece, işin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2018/2103, K. 2018/7137, 21 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama