KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2018/2781 E., 2020/4965 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan ihaleyle ... İli, ..., 398-19 ada, 17 nolu parselin 10/04/1997 tarihinde satın aldığını, satış bedeli olarak toplam eski TL cinsinden KDV dahil 179.758.000 TL ödediğini, fakat arsanın mülkiyetinin kendisine verilmediğini, bu nedenle zarara uğradığını belirterek şimdilik 20.000,00 TL'nin 14/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Eldeki davada, mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemizin 16/06/2016 tarihli kararıyla bozulduğu, buna göre davacıya ihalede satılan ...
Beldesi 398-19 ada, 17 parsel taşınmazın bulunmaması nedeniyle ifasının imkansız hale geldiği, söz konusu tarihinde 14/05/2013 olduğu, bu tarih itibariyle davacının rayiç değeri tazminat olarak isteyebileceği, denkleştirici adalet ilkesi gereğince tazminata karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak, bilirkişiden 15/11/2017 tarihli ek rapor alınmak suretiyle, 14/05/2013 tarihi itibariyle taşınmazın rayiç bedeli 52.398,00 TL olarak hesaplanıp, hükme esas alınmıştır. Davacının şimdilik 20.000,00 TL bedeli dava dilekçesinde dava değeri olarak gösterdiği, ancak bozma üzerine alınan ek bilirkişi raporu sonrasında 25/01/2018 tarihli dilekçesi ile davasını 52.398,00 TL olarak ıslah ettiği görülmüştür.
Mahkemece, davanın kabulü ile 52.398,00 TL tutarın 14/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 177 ve devamı maddeleri uyarınca ıslah ancak tahkikatın sona ermesine kadar, Yargıtay HGK'nın 04.02.1948 tarih 1944/10 Esas 1948/3 Karar sayılı kararına göre de, ıslah tahkikat ve yargılama bitinceye kadar yapılabilir.
Dairemizin yerleşik içtihatları uyarınca, Yargıtayca hüküm bozulduktan sonra ıslah yapılamaz. Mahkemece, ıslah talebinin bozmadan sonra yapıldığı nazara alınmaksızın geçerli ıslah talebi varmış gibi ıslah edilen miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebebine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2018/2781, K. 2020/4965, 22 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama