KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2018/2935 E., 2020/2402 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı borçluya 28/10/2006 tarihinde düzenledikleri "borç senedidir" başlıklı belge ile 23.000,00 TL borç verdiğini, ancak senede konu borcun davalı tarafça kendisine ödenmediğinden Kavak İcra Müdürlüğü'nün 2012/187 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline, davalının %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 28.11.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını alacak davası olarak ıslah ettiğini belirterek, 23.000,00 TL’nin 28.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine, reddedilen alacak miktarı olan 23.000,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 kötü niyet tazminatını davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Somut olayda davacı, borçlunun icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin devamına karar verilmesini istemiş, 28.11.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını alacak davası olarak ıslah ederek 23.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine, reddedilen alacak miktarı olan 23.000,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
İcra takibine yapılan itirazın iptali davası ile bir alacağın tahsili amacı ile açılan alacak davası nitelikleri ve sonuçları itibari ile farklı dava türleridir.
Zira, ilk dava türü tamamen icra takibine dayalı olarak, takip edilen alacağın İ.İ.K'nun 67. maddesi hükmü çerçevesinde ve takip talebine bağlı olarak sonuçlandırılması ve buna bağlı olarak icra inkar veya kötüniyet tazminatı ile tarafların sorumlu tutulabilmeleri sonucu doğururken, tahsil davası alacaklının genel hükümlere göre alacağını bir ilama bağlatarak ve o ilam çerçevesinde alacağına kavuşma imkanı sağlayan bir dava türüdür.
Eldeki davanın genel hükümlere göre açılmış bir alacak davası niteliğinde olmasına göre mahkemece ‘reddedilen alacak miktarı olan 23.000,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 kötü niyet tazminatını davacıdan alınarak davalıya verilmesine’ şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekliyle düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2018/2935, K. 2020/2402, 19 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama