İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2018/3259 K.2019/11729

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde…

Esas2018/3259Karar2019/11729Tarih28 Kasım 2019Okuma6 dk · 1.200 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2018/3259 E., 2019/11729 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Kasım 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.200 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde duruşmalı temyiz eden davacı ... vekili avukat ... geldi. Davalı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı doktora 10.09.2008 tarihinde dizlerindeki ağrılar nedeniyle ameliyat olduğunu ancak daha sonra yürüyemez hale geldiğini, akabinde davalı doktorun çeşitli tedaviler önererek kendisini oyaladığını, iyileşemediği için ... Sosyal Sigortalar Hastanesine gittiğinde ameliyat sırasında tendonlarının koparılmış olduğunun söylendiğini, bu durumun ameliyattan 8 gün sonra çekilen röntgenden de anlaşıldığını, Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde tekrar ameliyat olduğunu ancak diz ve ayak hareketlerinin %30'unu kaybettiğini, kızı ...'ın annesine yardım için İngiltere'deki işini bırakıp geldiğini ileri sürerek, ... için 40.000,00 TL manevi, 60.000,00 TL maddi, kızı ... için 5.000,00 TL manevi, 25.000,00 TL maddi tazminat istemiştir.

Davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın dairemizce 2014/10739 Esas ve 2015/4990 Karar sayılı ilamı ile 19.02.2015 tarihinde, dosya içerisinde bulunan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nin 23.03.2009 tarihli yazısı, ... il ... Müdürlüğü'nün 11.08.2009 tarihli raporu ve ... Tabip Odası'nın 28.09.2010 tarihli kararı ile bu kararı onayan TTB Yüksek Onur Kurulu'nun kararında davalının kusurundan bahsedilmektedir.

Hal böyle olunca, aradaki çelişkiyi gidermek için, mahkemece yapılacak iş, bu konuda rapor düzenlemeye ehil ve donanımlı bir Üniversiteden, aralarında dava konusu ameliyat hususunda uzman, akademik kariyere sahip 3 kişilik bilirkişi kurulundan, yapılan işlemlerin tıp bilimi açısından yeterliliği hususunda, davalılara atfı kabil bir kusur olup olmadığı konusunda, nedenlerini açıklayıcı, taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, davalıların kusurlu olup olmadığının belirlenmesi,

sonucuna göre karar verilmesi gerektiği ve davacılardan ...'ın davayı takip etmediği belirtilmiş ve bu davacı için müracaata bırakılma ara kararı verilmiştir. O halde, bu davacı açısından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava, davacılardan ...'in dizlerindeki ağrılar nedeniyle davalı doktora ameliyat olmasından sonra yürüyemez hale gelmesi nedeniyle, açılmış olan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesidir. (BK. md.386, 390 – TBK.

502-506 md.) Vekil, vekalet görevine konu işi görürken, yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değilse de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. O nedenle, doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafif de olsa, sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.

Doktor, hastasının zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz biçimde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip, uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa, bir tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddüdü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada da, koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür.

Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri gözönünde tutulmalı, onun risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınılmalı, en emin yol seçilmelidir. (Bkz.Tandoğan,Borçlar Hukuku Özel Borç ilişkileri cilt, Ank.l982 Sh.236 vd.)Gerçekte de, müvekkil, mesleki bir işgören; doktor olan vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemek hakkına sahiptir.

Gereken özeni göstermeyen vekil, (B.K.nun 394/1.) TBK'nun 510. maddesi hükmü uyarınca, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır. Uyuşmazlığa uygulanması gereken bu yasal kurallara göre, vekilin en hafif kusurundan dahi hukuken sorumluluk altında olduğu gözetildiğinde, alınacak bilirkişi raporu önem kazanmakta ve taraf, hakim ve Yargıtay denetimine elverişli bulunması gerekmektedir.

Bilirkişi; doktorun uygulanacak tedavi yöntemi ve aşamalarda gerekli titizliği gösterip göstermediğini, uygulanması gereken tedavinin ne olması gerektiğini, doktor tarafından uygulanan tedavinin ne olduğunu, ayrıntılı ve gerekçeli açıklamalı ve sonuca ulaşmalıdır. Bu bağlamda salt yapılan işlemin ne olduğunu açıklamak yeterli kabul edilemez. Kaldı ki, bilirkişi raporu da tarafların itirazlarını mutlaka karşılamalı ve aydınlatıcı olmalıdır.

Hakim’in de bilirkişinin somut olayda görüşünün dosya kapsamına uygun olup olmadığını da denetlemesi gerekmektedir. (TMK'nun md. 4, HMK'nun md. 198) Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamaları ve içtihatları da bu yöndedir. Yukarıda açıklanan olgulara göre eldeki davada, davalı hastanede yapılan teşhis ve tedavinin tıbbın gereklerine uygun yapılıp yapılmadığı ile, olayda doktor hatası olup olmadığının tespiti gerekmektedir.

Eş deyişle davadaki iddia ve istek, davalı hastane ve onun personelinin, vekillik sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranışına dayandırılmıştır.

Somut uyuşmazlıkta davacı ameliyatının hatalı yapıldığını ve ameliyat sırasında her iki dizinin de patellar tendonlarının kesildiğini, ameliyat sonrası bir süre hastanede davalı doktor gözetiminde tedavi gördüğü halde durumunun tespit edilemediğini, bu nedenle dizinde hareket kaybı oluştuğunu iddia etmekte ve bu doğrultuda almış olduğu Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nin 23.03.2009 tarihli yazısı, ... il ... Müdürlüğü'nün 11.08.2009 tarihli raporu ve ...

Tabip Odası'nın 28.09.2010 tarihli kararı ile bu kararı onayan TTB Yüksek Onur Kurulu'nun kararını dosyaya sunmaktadır. Mahkemece verilen ilk kararda Adli tıp 2. İhtisas Kurulu’nun raporu hükme esas alınarak karar verilmişse de, dairemizin 2014/10739 Esas, 2015/4990 Karar sayılı, 19.02.2015 tarihli kararı ile “dosya içerisinde bulunan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nin 23.03.2009 tarihli yazısı, ... il ... Müdürlüğü'nün 11.08.2009 tarihli raporu ve ...

Tabip Odası'nın 28.09.2010 tarihli kararı ile bu kararı onayan TTB Yüksek Onur Kurulu'nun kararında davalının kusurundan bahsedilmektedir.

Hal böyle olunca, aradaki çelişkiyi gidermek için, mahkemece yapılacak iş, bu konuda rapor düzenlemeye ehil ve donanımlı bir Üniversiteden, aralarında dava konusu ameliyat hususunda uzman, akademik kariyere sahip 3 kişilik bilirkişi kurulundan, yapılan işlemlerin tıp bilimi açısından yeterliliği hususunda, davalılara atfı kabil bir kusur olup olmadığı konusunda, nedenlerini açıklayıcı, taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, davalıların kusurlu olup olmadığının belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi” gerekçesiyle iş bu karar bozulmuştur.

Bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporu bozma ilamında istenen hususları karşılamadığı ve raporlar arasındaki çelişkileri gidermediği gibi, kendi içerisinde de çelişki yaratmıştır.

Bilirkişiler 03.11.2016 tarihli raporlarında “kanaatimize göre ameliyat sırasında her iki tendon da travmatize olmuş ve erken rehabilitasyon evresinde de tam olarak kopmuştur” şeklinde görüş bildirmişken, 23.04.2017 tarihli ek raporlarında “tendon yaralanmalarının ameliyat sırasında mı yoksa sonrasında mı olduğu konusunda çelişkiler bulunmaktadır.

Bu konuda net kesin bir karara varılamayacağı, sadece ameliyatı yapan cerrah tarafından bunun tam olarak bilinebileceği kanaatindeyiz” şeklinde görüş bildirerek asıl ve ek raporlarında birbirleriyle çelişkili görüş bildirmişlerdir. Bu nedenle bu raporların hükme esas alınması hatalı olmuştur.

O halde, bu konuda yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda dava konusu her iki diz patellar tendon kopmasının ameliyat sırasında gerçekleşip gerçekleşmediği, ameliyat sonrası davacının, davalı hastanedeki tedavisi sırasında bu durumun teşhis edilmesinde özen gösterilip gösterilmediği, yapılması gerekenle, yapılanın uyuşup uyuşmadığı açıklamalarına yer verilecek şekilde, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, yapılması gerekenle yapılan müdahale ve tedavinin ne olduğu,

tıbbın gerek ve kurallarına göre olayda doktor ve hastaneye kusur izafe edilip edilmeyeceğini, nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli üniversitelerin Öğretim Üyelerinden oluşturulacak, konusunda uzman, akademik kariyere sahip üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınarak az yukarıda açıklanan ilke ve esaslara göre davalı doktor ve hastanenin kusurlu olup olmadıkları belirlenmeli, sonucuna göre karar verilmelidir.

Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 71,80 TL harcın davacıya iadesine, 2.037,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2018/3259, K. 2019/11729, 28 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/3259
Karar No
2019/11729
Tarih
28 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/3260 K.2019/6407
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/3260 K.2019/8914
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/3261 K.2019/6406
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/3261 K.2019/8915
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2018/3262 K.2019/11203
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/3263 K.2019/6210

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.