KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2018/3320 E., 2019/11163 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı-... avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine davalı ... vekili avukat ..., diğer davalı ... Turizm Tic. Ltd. Şti. vekili avukat ... ile davacı Asil ... ve vekili avukat ...'ın hazır olmalarıyla yapılan duruşma sonucunda temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 06.05.2010 tarihinde davalılardan ...’dan ... marka otomobilin satın alındığını, satış bedelinin 60.000,00.-Euro olarak belirlendiğini ve bu rakamın 30.000,00.-TL’sinin peşin olarak ödenip geriye kalan kısmı için bankadan kredi kullanıldığını, davacı tarafından teslim alınıp kullanılmaya başlanan otomobile 25.08.2011 tarihinde usulsüz ithal edilmiş olması nedeniyle el konulduğunu ve daha sonra da müsaderesine karar verildiğini, aracın hukuki ayıplı olduğunu ve davacının bu satış ilişkisi nedeniyle 151.887,00.-TL zararının bulunduğunu ileri sürerek bu zararının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddinin gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın ... ve ... Turz. Seyh. Oto. İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. yönünden reddine; davanın ... yönünden kısmen kabul kısmen reddi ile; 146.555,70 TL davacı zararının ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihi izleyen 3. gün olan 29/10/2011 tarihinden geçerli işleyecek yasal faizi ile bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, davanın davalı ... yönünden kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiş ancak kendisini vekil ile temsil ettirmiş olan bu davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Oysa ki, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13.maddesine göre; “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası,
16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” Buna göre temyiz eden davalı lehine de yukarıda yer verilen hüküm çerçevesinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2018/3320, K. 2019/11163, 12 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama