İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2018/6931 K.2020/2329

... Bölge Adliyesi Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının davalı ... vekilince murafaa talepli olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Murafaa için belirlenen günde duruşmalı temyiz eden…

Esas2018/6931Karar2020/2329Tarih18 Şubat 2020Okuma5 dk · 988 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2018/6931 E., 2020/2329 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Şubat 2020
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

988 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

... Bölge Adliyesi Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının davalı ... vekilince murafaa talepli olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Murafaa için belirlenen günde duruşmalı temyiz eden davalı Asil ... ve vekilleri avukat ..., avukat ... geldiler davacı tarafından gelen olmadığından, hazır olan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra kararın açıklanması başka güne bırakıldı. Yapılan incelemede temyiz dilekçesinin süresinde verildiğinin anlaşılması üzerine, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, ...

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/300 esas 2010/270 karar sayılı ilamı ile 22/07/2010 tarihinde ...'in kısıtlanmasına, davalılardan kısıtlının kızı olan ...'nun kısıtlıya vasi olarak atanmasına karar verildiğini, önceki vasi ... tarafından, kısıtlının hissedarı olduğu ... ili ... ilçesi ... mahallesi 363, 392 ve 556 parsel sayılı taşınmazların satışına izin verilmesi talebinde bulunulduğunu, ancak, mahkemenin herhangi bir karar vermesi beklenilmeksizin kısıtlı adına kayıtlı olan 363, 392 ve 556 parsel sayılı taşınmazların dava dışı ...

İnşaat Tic. San. A.Ş.'ye satıldığını, satış işleminin ... 06/11/2013 tarihli vekaletname ile kısıtlının davalılardan ...'ya verdiği vekalet kullanılarak 11/11/2013 tarihinde gerçekleştirildiğini, taşınmazların metrekaresi 38,00-TL üzerinden satıldığını, satış işleminin vesayet makamının izni olmaksızın gerçekleştirilmesi nedeniyle önceki vasinin avukatı tarafından ihbarı üzerine yapılan incelemede taşınmazların satışının yapıldığının anlaşıldığını, ...

Sulh Hukuk Mahkemesinin 05/02/2014 tarihli ek karar ile önceki vasi ...'nun vasilik görevine son verilerek yeniden vasi atandığını, ...

Sulh Hukuk Mahkmesine sunulan 21/08/2014 havale tarihli ek bilirkişi raporu ile 1.538.205,94-TL'nin önceki vasi ... tarafından vesayet hesabına iade edilmesi gerektiğini, kısıtlıdan aldığı satış yetkisini taşıyan vekaletname ile tapuda devir işlemi yapan ...'nun taşınmazların satışından 1.888.567,68-TL'den önceki vasiye iade edilen 355.000,00-TL'nin mahsubu ile 1.533.567,68-TL'nin kısıtlıya ödenmesinden vekalet akdi gereği sorumlu olduğunu, davalılara çekilen 11.11.2014 tarihli ihtarnamelere rağmen vesayet makamına herhangi bir ödeme yapılmadığını,

vasi tarafından vesayet kararının verilmesinin ardından kısıtlının malvarlığı durumunu bildirir 3 nolu defteri mahkemeye sunmadığını, böylece mahkemeninin kısıtlıya ait taşınmazlardan haberdar olması ve taşınmazlar üzerine kısıtlılık yönünden tedbir konulmasını engellediğini ve kısıtlının zarara uğramasına neden olduğunu, TMK.

467. maddesi gereğince sorumlu olduğunu, vasi ...’nun kısıtlı adına yürütülen satış işlemlerinin ifası sırasında bizzat kısıtlının yanında hazır bulunduğunu, kusurlu davranışları ile kısıtlının zarara uğramasına neden olduğunu, davalı ...’yun kısıtlı olan bir şahsa parmak bastırılmak suretiyle alınan ibranemenin hiçbir geçerliliği olmadığını, davalının kısıtlıdan almış olduğu vekaletname gereği vekillik görevini yerine getirmeyen vekilden iade edilmeyen satış bedelinin tahsili gerektiğini ileri sürerek,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.538.205,94-TL'nin davalı önceki vasi ...'dan taşınmazların tapuda gösterilen satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, tahsilde tekerrür olmamak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.533.567,68-TL'lik kısmının diğer davalı önceki vasi ... ile birlikte müşterek ve müteselsilen davalı ...'dan taşınmazların tapuda gösterilen satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.

Davalı ..., kısıtlı tarafından yapılan hukuki işlemlerin yok hükmünde olduğunu, bu nedenle vekaletname verme ve satış işlemlerinin baştan itibaren yok hükmünde kabul edilerek satış işleminin iptaline, tarafların aldıklarını iadesine şeklinde bir dava açılması gerekirken, eldeki davanın açılmasının isabetsiz olduğunu, davacı kısıtlının diğer hissedarlar ile birlikte satış vekaletnamesi verdiğini, bütün vekaletnamelerde taşınmazların vasıflarının ve satış fiyatlarının açıkça belirtildiğini, davacı ve diğer hissedarlardan ibraname alındığını, davacının okuma yazmasının bulunmaması nedeni ile tanıklarının eşliğinde parmak izinin alındığını,

davacının kısıtlı olduğunu bilmediğini, Bala'da oturmaması, nüfus bilgilerinin gizli olması, tapuda kısıtlılık ile ilgili bir şerh/kayıt bulunmaması dikkate alındığında davacının kısıtlı olduğundan haberdar olmadığını ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.

Davalı ..., davanın reddini dilemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile.

1.538.205,94-TL'nin davalı ...'dan, iş bu miktarın 1.533.481,25-TL'sinin davalı ... ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen olmak üzere tahsil edilerek davacı kısıtlı adına Vasi'ye ödenmesine, iş bu bedele satış tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, davalılardan ... vekilinin istinaf talebi üzerine BAM ilgili dairesince" davalı tarafından sunulan ibraname, hem davacı kısıtlıya parmak bastırılarak imzalanması hem de açıkça bir meblağ içermediği için geçersizdir.

Yine, kısıtlının haklarını en iyi şekilde korumakla görevli olan vesayet makamının, tapu iptali tescil davası yerine tazminat davası açılmasına izin vermesi de somut olayın şartları değerlendirildiğinde isabetlidir. Gerçekten de hisseli taşınmazın iptal edilmesinin tek başına davacı kısıtlıya bir faydası olmayacağı gibi, böyle bir davanın açılması halinde kısıtlının, satış bedelinin iadesi talebi ile karşılaşması kaçınılmaz olacaktır.

Açıklanan nedenlerle bu yöndeki istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir.Hal böyle olunca, mahkemece davalı ...'nun haksız olarak uhdesinde bulunan meblağın tahsiline karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Davalı ...'nun, davacının kısıtlı olup olmadığını bilmemesi, davacının kısıtlı olduğu halde bizzat başka taşınmazlarını da satmış olmasının dava konusu taşınmazların satış bedelinin davalı ... tarafından tahsil edilmiş olması karşısında sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Yine davalı ...'nun satış bedelini haksız olarak elinde bulundurması nedeniyle, satış tarihinden itibaren faize karar verilmesi de yerindedir.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesi ile davalı ...'nun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-2. maddesinde, davanın esasıyla ilgili olarak; yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verilir şeklinde düzenleme yer almaktadır.

Bölge Mahkemesince,” mahkemece davalı ...'nun haksız olarak uhdesinde bulunan meblağın tahsiline karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı ...'nun davacının kısıtlı olup olmadığını bilmemesi, davacının kısıtlı olduğu halde bizzat başka taşınmazlarını da satmış olmasının dava konusu taşınmazların satış bedelinin davalı ... tarafından tahsil edilmiş olması karşısında sonuca bir etkisi bulunmadığı” gerekçe gösterilerek, davalı ...'nun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-2. maddesi gereğince, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, yukarıdaki gerekçesi nedeniyle istinaf isteminin reddi ile düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nin 25.10.2018 tarih ve 2018/751 E. 2018/2036 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, 2-bozma nedenine göre alacaklının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2.540,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalı ... ödenmesine, peşin alınan 26.268,00 TL. harcın davalı ...'ya iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 18/02/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2018/6931, K. 2020/2329, 18 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/6931
Karar No
2020/2329
Tarih
18 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2018/6931 K.2020/7396
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2018/6932 K.2020/1129
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2018/6933 K.2020/7397
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2018/6933 K.2020/1098
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2018/6934 K.2020/7398
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2018/6934 K.2020/1549

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.